Tora Bilgisi

Daniel 7:13-14 ayeti, Mesih’in “beden almış Tanrı” olacağını mı söylemektedir?

Daniel 7:13-14 ayetinin, Hristiyan tercümesi şöyledir:

 

Gece görümlerimde insanoğluna benzer birinin göğün bulutlarıyla geldiğini gördüm. Eskiden beri var Olan’ın yanına doğru ilerledi, O’nun önüne getirildi. Ona egemenlik, yücelik ve krallık verildi. Bütün halklar, uluslar ve her dilden insan ona tapındı. Egemenliği hiç bitmeyecek sonsuz bir egemenlik, krallığı hiç yıkılmayacak bir krallıktır. (Daniel 7:13-14)

 

Hristiyan İncili, Daniel 7:13-14 ayetinin, doğrudan olmasa da, dolaylı yoldan, İsa hakkında olduğunu iddia eder:

 

O zaman İnsanoğlu’nun belirtisi gökte görünecek. Yeryüzündeki bütün halklar ağlayıp dövünecek, İnsanoğlu’nun gökteki bulutlar üzerinde büyük güç ve görkemle geldiğini görecekler. (Matta 24:30)

 

O zaman İnsanoğlu’nun bulutlar içinde büyük güç ve görkemle geldiğini görecekler. (Markos 13:26)

 

Sonra beyaz bir bulut gördüm. Bulutun üzerinde “insanoğluna benzer biri” oturuyordu. Başında altın bir taç, elinde keskin bir orak vardı. (Vahiy 14:14)

 

Hristiyanlar, Hristiyan İncili’nin bu iddiasından yola çıkarak, Daniel 7:13-14’te sözü edilen “insanoğluna benzer biri”nin İsa olduğunu, ayette yer alan “bütün halklar, uluslar ve her dilden insan ona tapındı” ifadesini kullanarak da İsa’nın “beden almış Tanrı” olduğunu iddia ederler.

 

“Bütün halklar, uluslar ve her dilden insan ona tapındı” ifadesini, orijinal Aramice metni ve transliterasyonu ile inceleyelim:

 

וְכֹל עַמְמַיָּא אֻמַּיָּא וְלִשָּׁנַיָּא לֵהּ יִפְלְחוּן

wekhol ammayya ummayya welishshanayya leh yiphlechun

 

wekhol: ve tüm

ammayya: halklar

ummayya: uluslar

welishshanayya: ve diller

leh: ona

yiphlechun: hizmet edecek

 

Doğru tercüme şöyle olmalıdır:

 

Ve tüm halklar, uluslar ve diller ona hizmet edecekler.

 

“yiphlechun” kelimesinin yalın hali, “pelach” kelimesidir. “pelach” kelimesi, “tapınmak” anlamına değil, “hizmet etmek” anlamına gelir.

 

“yiphlechun” kelimesinin kullanıldığı bir diğer ayet, Daniel 7:27 ayetidir. Ayetin, aynı Hristiyan çeviride yer alan tercümesi şöyledir:

 

Göklerin altındaki krallıklara özgü krallık, egemenlik ve büyüklük kutsallara, Yüceler Yücesi’nin halkına verilecek. Bu halkın krallığı sonsuza dek sürecek, bütün uluslar ona kulluk edip [yiphlechun] sözünü dinleyecek.’ (Daniel 7:27)

 

“yiphlechun” kelimesi, Daniel 7:27 ayetinde, “kulluk etmek” olarak tercüme edilirken, neden Daniel 7:14 ayetinde, “tapınmak” olarak tercüme edilmiştir?

 

Aramice “pelach” kelimesinin, İbranice karşılığı, hangi kelimedir?

 

Aramice “pelach” kelimesinin, İbranice karşılığı, “avad” [עָבַד] kelimesidir.

 

‘t-adonay eloheikha tira we’otho tha’avod uvishmo tishshavea’

אֶת־יְהוָ֧ה אֱלֹהֶ֛יךָ תִּירָ֖א וְאֹתֹ֣ו תַעֲבֹ֑ד וּבִשְׁמֹ֖ו תִּשָּׁבֵֽעַ

Tanrınız RAB’den korkacaksınız; O’na kulluk edecek ve O’nun adıyla ant içeceksiniz. (Yasa’nın Tekrarı 6:13)

 

Yasa’nın Tekrarı 6:13 ayetinde, Tanrı için kullanılan, “kulluk etmek” olarak tercüme edilen kelime, “avad” [עָבַד] kelimesidir.

 

Tanah’ın Aramice tercümesi ve yorumu olan Targum Yonatan’da yer alan Yasa’nın Tekrarı 6:13 ayetini inceleyelim:

 

מִן קֳדָם יְיָ אֱלָהָכוֹן תֶּהֱווֹן דַּחֲלִין וּקְדָמוֹי תִּפְלְחוּן וּבְשׁוּם מֵימְרֵי יְיָ בִּקְשׁוֹט תּוּמוּן

min qodam yeya elahakhon tehewon dachalin uqedamoy tiphlechun uveshum meimerei yeya biqshot tumun

 

Yasa’nın Tekrarı 6:13 ayetinde yer alan, “kulluk etmek” olarak tercüme edilen “avad” [עָבַד] kelimesi, Targum Yonatan’da yer alan Yasa’nın Tekrarı 6:13 ayetinde “pelach” olarak yer almaktadır.

 

כִּֽי־תִקְרַ֣ב אֶל־עִ֔יר לְהִלָּחֵ֖ם עָלֶ֑יהָ וְקָרָ֥אתָ אֵלֶ֖יהָ לְשָׁלֹֽום׃ וְהָיָה֙ אִם־שָׁלֹ֣ום תַּֽעַנְךָ֔ וּפָתְחָ֖ה לָ֑ךְ וְהָיָ֞ה כָּל־הָעָ֣ם הַנִּמְצָא־בָ֗הּ יִהְי֥וּ לְךָ֛ לָמַ֖ס וַעֲבָדֽוּךָ׃

ki-thiqrav el-ir lehillachem aleiha weqaratha eleiha leshalowm. wehayah im-shalowm ta’ankha uphothchah lakh wehayah kol-ha’am hannimtsa-vah yihyu lekha lamas wa’avadukha

Bir kente saldırmadan önce, kent halkına barış önerin. Barış önerinizi benimser, kapılarını size açarlarsa, kentte yaşayanların tümü sizin için angaryasına çalışacak, size hizmet edecekler.  (Yasa’nın Tekrarı 20:10-11)

 

Yasa’nın Tekrarı 20:11 ayetinde, İsrail halkı için kullanılan, “hizmet etmek” olarak tercüme edilen kelime, “avad” [עָבַד] kelimesidir.

 

וִיהֵי אִין מִלִּין דִּשְׁלָם תְּתִיב לְכוֹן וְתִפְתַּח לְכוֹן פּוּלְוָותָהּ וִיהֵי כָּל עַמָּא דְּמִשְׁתַּכַּח בָּהּ יְהוֹן לְמִסְקֵי מִיסִין וְיִפְלְחוּנְכוֹן

wihei in millin dishlam tethiv lekhon wethiphtach lekhon pulewauthah wihei kal amma demishtakkach bah yehon lemisqei misin weyiphlechunekhon

 

Yasa’nın Tekrarı 20:11 ayetinde yer alan, “hizmet etmek” olarak tercüme edilen “avad” [עָבַד] kelimesi, Targum Yonatan’da yer alan Yasa’nın Tekrarı 20:11 ayetinde “pelach” olarak yer almaktadır.

 

וְהָֽיְתָה֙ כָּל־הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את לְחָרְבָּ֖ה לְשַׁמָּ֑ה וְעָ֨בְד֜וּ הַגֹּויִ֥ם הָאֵ֛לֶּה אֶת־מֶ֥לֶךְ בָּבֶ֖ל שִׁבְעִ֥ים שָׁנָֽה

wehayethah kol-ha’arets hazzoth lechorbah leshammah we’ovdu haggowyim ha’elleh eth-melekh bavel shiv’im shanah

Bütün ülke bir virane, dehşet verici bir yer olacak. Bu uluslar Babil Kralı’na yetmiş yıl kulluk edecekler. (Yeremya 25:11)

 

Yeremya 25:11 ayetinde, Babil kralı için kullanılan, “kulluk etmek” olarak tercüme edilen kelime, “avad” [עָבַד] kelimesidir.

 

וּתְהֵי כָּל אַרְעָא הָדָא לְחָרְבָּא לְצָדוּ וְיִפְלְחוּן עַמְמַיָא הָאִלֵין יַת מַלְכָּא דְבָבֶל שִׁבְעִין שְׁנִין

uthehei kal ar’a hada lecharba letsadu weyiphlechun ammaya ha’ilein yath malka devavel shiv’in shenin

 

Yeremya 25:11 ayetinde yer alan, “hizmet etmek” olarak tercüme edilen “avad” [עָבַד] kelimesi, Targum Yonatan’da yer alan Yeremya 25:11 ayetinde “pelach” olarak yer almaktadır.

 

Babil Kralı’na tapınılacak mıydı? Elbette hayır!

 

Bütün bunlar, Aramice “pelach” kelimesinin, hem Tanrı’ya hem de insanlara yapılabilen bir eylem olduğunu ve İbranice karşılığının, hem Tanrı’ya hem de insanlara yapılabilen bir eylem olan “avad” kelimesi olduğunu kanıtlar.

 

“pelach” kelimesinin, “tapınmak” anlamına gelmediğini kanıtladığımıza göre, Daniel 7:13-14 ayetini açıklayabiliriz.

 

Gece görümlerimde insanoğluna benzer birinin göğün bulutlarıyla geldiğini gördüm. Eskiden beri var Olan’ın yanına doğru ilerledi, O’nun önüne getirildi. Ona egemenlik, yücelik ve krallık verildi. Bütün halklar, uluslar ve diller ona hizmet edecekler. Egemenliği hiç bitmeyecek sonsuz bir egemenlik, krallığı hiç yıkılmayacak bir krallıktır. (Daniel 7:13-14)

 

Ayetin başında yer alan, “gece görümlerimde” ifadesinden anlıyoruz ki, burada anlatılanlar simgesel, metaforik anlatımlardır.

 

“insanoğluna benzer biri” kimdir?

 

Bu sorunun yanıtı merak eden ilk kişi, Daniel peygamberin kendisidir:

 

Ben Daniel’e gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü. Orada duranlardan birine yaklaştım, bütün bunların gerçek anlamını açıklamasını istedim. O da bana bunların ne anlama geldiğini açıkladı. (Daniel 7:15-16)

 

Daniel peygamber, gördüğü bu görümün ne anlama geldiği merak etmiş ve orada duranlardan birine [melek], gördüğü görümün anlamını sormuş ve anlamı kendisine açıklanmıştır.

 

Ama Yüceler Yücesi’nin kutsalları krallığı alacak, sonsuza dek ellerinde tutacaklar. Evet, sonsuzlara dek. (Daniel 7:18)

 

Göklerin altındaki krallıklara özgü krallık, egemenlik ve büyüklük kutsallara, Yüceler Yücesi’nin halkına verilecek. Bu halkın krallığı sonsuza dek sürecek, bütün uluslar ona hizmet edecekler [yiplechun] ve sözünü dinleyecekler. (Daniel 7:27)

 

Meleğin açıklamasından anlıyoruz ki, “insanoğluna benzer biri”, bir kişi değil, “Yüceler Yücesi’nin [Tanrı’nın] kutsalları”, “Yüceler Yücesi’nin halkı”dır.

 

Tanrı’nın kutsalları; Tanrı’nın halkı kimdir?

 

Siz benim için kâhinler krallığı, kutsal ulus olacaksınız. İsrailliler’e böyle söyleyeceksin. (Mısırdan Çıkış 19:6)

 

Şimdi gel, halkım İsrail’i Mısır’dan çıkarmak için seni firavuna göndereyim. (Mısırdan Çıkış 3:10)

 

Tanrı’nın kutsalları; Tanrı’nın halkı, İsrail’dir!

 

Ona egemenlik, yücelik ve krallık verildi. Bütün halklar, uluslar ve diller ona hizmet edecekler. Egemenliği hiç bitmeyecek sonsuz bir egemenlik, krallığı hiç yıkılmayacak bir krallıktır. (Daniel 7:14)

 

İsrail’e sonsuz egemenlik, krallık ve yücelik verildi:

 

Onlara de ki, ‘Egemen RAB şöyle diyor: İsrailliler’i gittikleri ulusların içinden alacağım. Onları her yerden toplayıp ülkelerine geri getireceğim. Onları ülkede, İsrail dağları üzerinde tek bir ulus yapacağım. Hepsinin tek kralı olacak. Artık iki ayrı ulus olmayacaklar, iki krallığa bölünmeyecekler. (Hezekiel 37:21-22)

 

Kulum Yakup’a verdiğim, atalarınızın yaşadığı ülkeye yerleşecekler. Kendileri, çocukları, çocuklarının çocukları sonsuza dek orada yaşayacaklar. Kulum Davut da sonsuza dek onların prensi olacak. (Hezekiel 37:25)

 

Tanımadığınız ulusları çağıracaksınız, sizi tanımayan uluslar koşa koşa size gelecek. Tanrınız RAB’den, İsrail’in Kutsalı’ndan ötürü gelecekler. Çünkü RAB sizleri yüceltecek. (Yeşaya 55:5)

 

RAB, “Bayramlar için çektiğiniz özlemleri sona erdireceğim” diyor, “Bunlar sizin için ağırlık ve utançtır. Sizi ezenlerin tümünü cezalandıracağım o gün. Düşkünleri kurtaracak, sürgünleri toplayacağım. Utanç içinde kaldıkları bütün ülkelerde Onları yüceltip onurlandıracağım. O zaman sizi toplayıp yurdunuza geri getireceğim. Göreceksiniz, sizi yeniden bayındır kılacak, dünyanın bütün halkları arasında yüceltip onurlandıracağım.” (Sefanya 3:18-20)

 

Bütün halklar, uluslar ve diller, İsrail’e hizmet edecekler:

 

Yabancılar senin surlarını onaracak, kralları sana hizmet edecek. Öfkelendiğimde seni cezalandırdıysam da kabul ettiğimde sana merhamet göstereceğim. (Yeşaya 60:10)

 

Çünkü sana kulluk etmeyen ulus ya da krallık yok olacak, Evet, o uluslar tam bir yıkıma uğrayacak. (Yeşaya 60:12)

 

Seni ezenlerin çocukları gelip önünde eğilecekler; seni hor görenlerin hepsi, ‘RAB’bin kenti, İsrail’in Kutsalı’nın Siyon’u’ diyerek ayaklarına kapanacaklar. (Yeşaya 60:14)

 

Sizlerse RAB’bin kâhinleri, Tanrımız’ın görevlileri diye çağrılacaksınız. Ulusların servetiyle beslenecek, zenginlikleriyle övüneceksiniz. (Yeşaya 61:6)

 

Her Şeye Egemen RAB diyor ki, O günlerde her dil ve ulustan on kişi bir Yahudi’nin eteğinden tutup, ‘İzin verin, sizinle gidelim. Çünkü Tanrı’nın sizinle olduğunu duyduk’ diyecekler. (Zekeriya 8:23)

 

İsrail “göğün bulutlarıyla” gelendir:

 

Gece gündüz ilerlemeleri için, RAB gündüzün bir bulut sütunu içinde yol göstererek, geceleyin bir ateş sütunu içinde ışık vererek onlara öncülük ediyordu. Gündüz bulut sütunu, gece ateş sütunu halkın önünden eksik olmadı. (Mısır’dan Çıkış 13:21-22)

 

Bazı Hristiyanlar, Daniel 7:27 ayetinde yer alan, “bütün uluslar ona hizmet edecekler [yiplechun] ve sözünü dinleyecekler” kısmında, “ona” olarak tercüme edilen “leh” kelimesinin tekil olduğunu, bu nedenle “yiplechun” eyleminin halka değil de Tanrı’ya yapıldığını, dolayısıyla “insanoğluna benzer biri”nin “Tanrı” olduğunu iddia etmektedirler.

 

Göklerin altındaki krallıklara özgü krallık, egemenlik ve büyüklük kutsallara, Yüceler Yücesi’nin halkına verilecek. Bu halkın krallığı sonsuza dek sürecek, bütün uluslar ona [leh] kulluk edip sözünü dinleyecek. (Daniel 7:27)

 

Bu iddia yanlıştır.

 

Yahudi Kutsal Kitabı’nda, İsrail halkı için, sıklıkla “tekil” ifadeler kullanılır:

 

“Tanıklarım sizlersiniz” [attem eday – çoğul] diyor RAB, seçtiğim kul [we’avdi asher bacharti – tekil] sizsiniz. Öyle ki beni tanıyıp bana güvenesiniz, benim O olduğumu anlayasınız. Benden önce bir tanrı olmadı, benden sonra da olmayacak. (Yeşaya 43:10)

 

Ey halkım, dinle de konuşayım, Ey İsrail, sana [bakh – tekil] karşı tanıklık edeyim: Ben Tanrı’yım, senin Tanrın’ım! (Mezmurlar 50:7)

 

Sonra firavuna de ki, RAB şöyle diyor: İsrail benim ilk oğlumdur [beni vekhori – tekil]. Sana, bırak oğlum [eth-beniy – tekil] gitsin, bana tapsın, dedim. Ama sen onu salıvermeyi reddettin. Bu yüzden senin ilk oğlunu öldüreceğim.’ (Mısır’dan Çıkış 4:22-23)

 

Sonuç olarak, “yiplechun” eylemi, “insanoğluna benzer biri”ne, “Tanrı’nın halkına” yapılmaktadır. “insanoğluna benzer biri” Mesih değildir.

 

Talmud ve Raşi, Daniel 7:13-14 ayetlerinin Mesih’e atıf yaptığını mı söylemektedir?

 

Talmud Sanhedrin 98a:13 ve Raşi, Daniel 7:13-14 ayetlerinin Mesih’e atıf yaptığını söylemektedir.

 

Bu gayet normal ve doğrudur. Çünkü, Daniel 7:13-14 ayetlerinde sözü edilen olaylar, Mesih döneminde gerçekleşecektir.

 

Mesih, Tanrı’nın  halkı İsrail’i yöneten bir kral olarak, aynı zamanda İsrail halkının bir bireyidir.

 

Tüm halklar, uluslar ve diller İsrail’e hizmet ettikleri sırada, Mesih, İsrail halkının kralı olacak.

 

Bu peygamberlik İsa ile gerçekleşti mi?

 

Elbette hayır. İsa döneminde, İsrail halkı sürgünden vatanlarına dönüp tek ulus, tek krallık olmadılar, İsa da o krallığı yönetmedi.

 

İncil yazarları, bu gibi problemlerin de üstesinden gelebilmek için, “ikinci geliş” doktrinini üretmişlerdir. Ancak Yahudi Kutsal Kitabı’nda “ikinci geliş” doktrinine dair en ufak bir ima dahi yer almamaktadır. Bu doktrin, İsa’nın Mesih ile ilgili peygamberlikleri yerine getiremediğinin itirafıdır.

 

Aksine:

 

O gelince, halkını RAB’den aldığı güçle Tanrısı RAB’bin görkemli adına yönetecek. Halk güvenlik içinde yaşayacak. Çünkü bütün dünya onun büyüklüğünü kabul edecek. (Mika 5:4)

 

Mika peygamber, “o gelince” demektedir; “o ikinci kez gelince” dememektedir.

 

 

 

 

Tanrınız Aşem’in ardından yürüyün ve [yalnız] O’ndan çekinin, O’nun emirlerini gözetin ve O’nun Sözü’nü dinleyin, O’na ibadet edin ve O’na yapışın. (Yasa’nın Tekrarı 13:5)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir