Tora Bilgisi

Hristiyan İncili’nde Sözlü Tora

Hristiyanların ezici çoğunluğuna göre Yahudi Sözlü Geleneği, Hahamlar tarafından uydurulmuş, eklenmiş, keyfi kurallar, tartışmalar ve uygulamalardır. Oysa Hristiyan İncili bu fikri desteklememektedir.

 

Bundan sonra İsa halka ve öğrencilerine şöyle seslendi: “Din bilginleri ve Ferisiler Musa’nın kürsüsünde otururlar. Bu nedenle size söylediklerinin tümünü yapın ve yerine getirin, ama onların yaptıklarını yapmayın. Çünkü söyledikleri şeyleri kendileri yapmazlar. (Matta 23:1-3)

 

Burada İsa, takipçilerine Din bilginleri ve Ferisilerin (Sözlü Tora’ya inanan Yahudiler) söylediklerinin tümünü yapmalarını ve yerine getirmelerini söyleyerek onların Moşe’nin yetkisine sahip olduğunu kabul etmekte ve onaylamaktadır.

 

Bundan sonra elçiler, Yeruşalim’den bir Şabat günü yolculuğu uzaklıktaki Zeytin Dağı’ndan Yeruşalim’e döndüler. (Elçilerin İşleri 1:12)

 

‘Bir Şabat günü yolculuğu mesafesi’ ne kadar uzunluktadır? Yazılı Tora’nın hiçbir yerinde bu bilgi yer almaz. Yahudiler bu mesafenin uzunluğunu nereden bilmektedir? Şemot 16:29’da ‘Yedinci günde kimse yerini terk etmesin.’ ayeti yer alır. Bu ayet kişinin Şabat günü boyunca olduğu yerde öylece kalmasını mı istemektedir? Elbette hayır! Sözlü Tora’ya Şabat günü göre kişi şehir sınırlarından 2000 kübit yani yaklaşık 1 kilometreden fazla mesafeye gidemez.

 

Sinoptik İnciller (Matta, Markos ve Luka), İsa ve öğrencilerinin Son Akşam Yemeği sırasında Yazılı Tora’nın hiçbir yerinde yer almayan fakat Sözlü Tora’da yer alan geleneklerin uygulandığı bir Pesah Sederi kutladığını anlatır. İsa ve öğrencileri neden bu gelenekleri uygulamaktadır? Bu gelenekleri nereden bilmektedirler?

 

O sırada Yeruşalim’de Tapınağın Açılışını Anma Bayramı kutlanıyordu. Mevsim kıştı. (Yuhanna 10:22)

 

Yazılı Tora’nın hiçbir yerinde böyle bir bayram yer almaz. Yahudiler bu bayramı neye dayanarak kutluyorlardı? Tapınağın Açılışını Anma Bayramı Hanuka Bayramı’dır. Hanuka Bayramı’nı kutlamak, Hahamların koyduğu kurallardan bir tanesidir. Bamidbar 11:16-17 ve Vayikra 17:9-12 ayetleriyle hahamların böyle bir yetkiye sahip olduğunu göstermiştik.

 

Elizabet’in doğurma vakti geldi ve bir oğul doğurdu. Komşularıyla akrabaları, Rab’bin ona ne büyük merhamet gösterdiğini duyunca, onun sevincine katıldılar. Sekizinci gün çocuğun sünnetine geldiler. Ona babası Zekeriya’nın adını vereceklerdi. Ama annesi, “Hayır, adı Yahya olacak” dedi. Ona, “Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki” dediler. Bunun üzerine babasına işaretle çocuğun adını ne koymak istediğini sordular. Zekeriya bir yazı levhası istedi ve, “Adı Yahya’dır” diye yazdı. Herkes şaşakaldı. (Luka 1:57-63)

 

Burada da Yazılı Tora’nın hiçbir yerinde yer almayıp Sözlü Tora geleneğinde yer alan çocuğun sünnet töreninde ona isim verilmesinin, Tanrı’nın bütün buyruk ve kurallarına eksiksizce uydukları belirtilen (Luka 1:6) Zekeriya ve Elizabet tarafından uygulandığını görüyoruz.

 

Yannis’le Yambris nasıl Musa’ya karşı geldilerse, bunlar da gerçeğe karşı gelirler. Düşünceleri yozlaşmış, iman konusunda reddedilmiş insanlardır. (2. Timoteos 3:8)

 

Yannis’le Yambris kimdir? Bu kişilerin kim olduğu Yazılı Tora’nın hiçbir yerinde yazmaz. Sözlü Tora geleneğinin ürünleri olan Midraş ve Targum’da yer alır. Bu kişiler Firavun’un yanındaki büyücülerdir.

 

 

 

Tanrınız Aşem’in ardından yürüyün ve [yalnız] O’ndan çekinin, O’nun emirlerini gözetin ve O’nun Sözü’nü dinleyin, O’na ibadet edin ve O’na yapışın. (Yasa’nın Tekrarı 13:5)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir