Tora Bilgisi

İsa günahları bağışlatan kurban mıdır?

Hristiyan İncili İsa’nın günahları bağışlatan kurban olduğunu iddia eder;

 

Tanrı Mesih’i, kanıyla günahları bağışlatan ve imanla benimsenen kurban olarak sundu. Böylece adaletini gösterdi. Çünkü sabredip daha önce işlenmiş günahları cezasız bıraktı. Bunu, adil kalmak ve İsa’ya iman edeni aklamak için şimdiki zamanda kendi adaletini göstermek amacıyla yaptı. (Romalılar 3:25-26)

 

Tanrı, günahı bilmeyen Mesih’i bizim için günah sunusu yaptı. Öyle ki, Mesih sayesinde Tanrı’nın doğruluğu olalım. (2. Korintliler 5:21)

 

İnsanın bir kez ölmesi, sonra da yargılanması kaçınılmaz olduğu gibi, Mesih de birçoklarının günahlarını yüklenmek için bir kez kurban edildi. İkinci kez, günah yüklenmek için değil, kurtuluş getirmek için kendisini bekleyenlere görünecektir. (İbraniler 9:27-28)

 

O günahlarımızı, yalnız bizim günahlarımızı değil, bütün dünyanın günahlarını da bağışlatan kurbandır. (1. Yuhanna 2:2)

 

Hristiyan İncili’ne göre aklanma ve bağışlanma, İsa’nın kanı ile olur;

 

Böylece şimdi onun kanıyla aklandığımıza göre, onun aracılığıyla Tanrı’nın gazabından kurtulacağımız çok daha kesindir. (Romalılar 5:9)

 

Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır. (Matta 26:28)

 

Tam bir bilgelik ve anlayışla üzerimize yağdırdığı lütfunun zenginliği sayesinde Mesih’in kanı aracılığıyla Mesih’te kurtuluşa, suçlarımızın bağışlanmasına kavuştuk. (Efesliler 7:8)

 

Hristiyan İncili’ne göre kan dökülmeden bağışlanma olmaz;

 

Nitekim Kutsal Yasa uyarınca hemen her şey kanla temiz kılınır, kan dökülmeden bağışlama olmaz. (İbraniler 9:22)

 

Peki bu iddialar Yahudi Kutsal Kitabı’na uygun mudur?

 

Kurban nedir?

 

Kurban, ‘karov [yaklaşmak]’ kelime kökünden gelir. Tora’da çeşitli kurban türleri vardır;

 

Ola kurbanı: Yükselen anlamına gelir. Bir hediye niteliği taşır ve kesilen adağın tamamı kurban yakılır.

 

Minha kurbanı: Ola gibi bir hediye kurbanıdır. Ancak bu bitkilerden yapılan bir kurbandır. Un, tahıl vb.

 

Şelamim kurbanı: Barış anlamına gelir. Sonunda bir şölen düzenlenen kurbandır. Kurbanın bir kısmı yakılır. Bir kısmı kahinlere verilir. Büyük bir kısmı kurban sahibi ve ailesi tarafından yenir.

 

Bu üç kurban türünün amacı Tanrı’ya teşekkür etmek ve yakınlaşmaktır.

 

Hatat kurbanı: Hata anlamına gelir. Yanlışlıkla, bilmeden ve unutkanlık sonucu işlenen bir suç veya yanlış davranış sonucu, özür dilemek için sunulan bir kurbandır.

 

Aşam kurbanı: Suç anlamına gelir. Bu, ona ait olmadığı parayı zimmetine geçiren veya para çalanların yani bilerek ve isteyerek suç işleyenlerin sunması gereken bir kurbandır.

 

Günümüzde neden kurban sunmuyoruz?

 

Kurban, yalnızca tapınakta sunulur. Tapınak dışında kurban sunulmaz;

 

RAB geceleyin ona görünerek şöyle dedi: “Duanı duydum. Burayı kendime kurban sunulan tapınak olarak seçtim. (2. Tarihler 7:12)

 

Günümüzde tapınak olmadığı için kurban sunulamamaktadır.

 

Kan dökülmeden bağışlama olmaz mı?

 

İbraniler 9:22, kan dökülmeden bağışlanma olmayacağını iddia etmektedir. Ancak bu Yahudi Kutsal Kitabı’na uygun değildir.

 

Çünkü sen kurbandan hoşlanmazsın, yoksa sunardım sana, yakmalık sunudan hoşnut kalmazsın. Senin kabul ettiğin kurban alçakgönüllü bir ruhtur, alçakgönüllü ve pişman bir yüreği hor görmezsin, ey Tanrı. (Mezmurlar 51:16-17)

 

Kurban, hiçbir zaman tek başına yeterli değildir. Önemli olan kurban değil, kişinin alçakgönüllükle pişman olmasıdır. Kişi alçakgönüllükle pişman olduktan sonra buna ek olarak kurban sunulur, ayetin devamı şöyledir;

 

O zaman doğru sunulan kurbanlar, yakmalık sunular, tümüyle yakmalık sunular, seni hoşnut kılar; o zaman sunağında boğalar sunulur. (Mezmurlar 51:19)

 

Tanrı’nın sözünü dinlemek, sözünü önemsemek kurbandan daha iyidir;

 

Samuel şöyle karşılık verdi: “RAB kendi sözünün dinlenmesinden hoşlandığı kadar yakmalık sunulardan, kurbanlardan hoşlanır mı? İşte söz dinlemek kurbandan, sözü önemsemek de koçların yağlarından daha iyidir. (1. Samuel 15:22)

 

Tanrı kurbandan değil bağlılıktan hoşlanır;

 

Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim. (Hoşea 6:6)

 

Tanrı kurbanlardan hoşnut kalmaz;

 

RAB’bin önüne ne ile çıkayım, Yüce Tanrı’ya nasıl tapınayım? O’nun önüne yakmalık sunuyla mı, bir yaşında danayla mı çıkayım? Binlerce koç sunsam, zeytinyağından on binlerce dere akıtsam, RAB hoşnut kalır mı? Suçuma karşılık ilk oğlumu, işlediğim günah için bedenimin ürününü versem olur mu? (Mika 6:6-7)

 

Kral Davut, yalnızca pişman olup günahını itiraf ettiği için kurban/kan olmaksızın Tanrı onun günahını bağışlamıştır;

 

Davut, “RAB’be karşı günah işledim” dedi. Natan, “RAB günahını bağışladı, ölmeyeceksin” diye karşılık verdi.  (2. Samuel 12:13)

 

Günahımı açıkladım sana, suçumu gizlemedim. “RAB’be isyanımı itiraf edeceğim” deyince, günahımı, suçumu bağışladın. (Mezmurlar 32:5)

 

Tanrı, Ninova halkının kötü yollarından dönmesi üzerine kurban/kan olmaksızın onları bağışlamıştır;

 

Ninova Kralı olanları duyunca, tahtından kalkıp kaftanını çıkardı; çula sarınarak küle oturdu. Ardından Ninova’da şu buyruğu yayımladı: “Kral ve soyluların buyruğudur: Hiçbir insan ya da hayvan – ister sığır, ister davar olsun – ağzına bir şey koymayacak, otlamayacak, içmeyecek. Bütün insanlar ve hayvanlar çula sarınsın. Herkes var gücüyle Tanrı’ya yakararak kötü yoldan, zorbalıktan vazgeçsin. Belki o zaman Tanrı fikrini değiştirip bize acır, kızgın öfkesinden döner de yok olmayız.” Tanrı Ninovalılar’ın yaptıklarını, kötü yoldan döndüklerini görünce, onlara acıdı, yapacağını söylediği kötülükten vazgeçti. (Yunus 3:6-10)

 

Kral Süleyman, kan dökülmeden bağışlanma olduğunu dile getirmiştir;

 

Sevgi ve bağlılık suçları bağışlatır, RAB korkusu insanı kötülükten uzaklaştırır. (Süleyman’ın Özdeyişleri 16:6)

 

Haksızca kazanılan servetin yararı yoktur, ama tsedeka [hayırseverlik] ölümden kurtarır. (Süleyman’ın Özdeyişleri 10:2)

 

Gazap günü servet işe yaramaz, oysa tsedaka[hayırseverlik] ölümden kurtarır. (Süleyman’ın Özdeyişleri 11:4)

 

Kral Süleyman pişmanlıkla edilen dua ile kurban/kan olmaksızın günahların bağışlanacağını dile getirmiştir;

 

Sana karşı günah işlediklerinde – günah işlemeyen tek kişi yoktur – sen öfkelenip onları yakın ya da uzak bir ülkeye tutsak olarak götürecek düşmanlarının eline teslim edersen, onlar da tutsak oldukları ülkede pişmanlık duyup günahlarından döner, ‘günah işledik, yoldan sapıp kötülük yaptık’ diyerek sana yakarırlarsa, tutsak oldukları ülkede candan ve yürekten sana dönerlerse, atalarına verdiğin ülkelerine, seçtiğin kente ve adına yaptırdığım tapınağına yönelip dua ederlerse, göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar. Sana karşı günah işlemiş olan halkını ve işledikleri bütün suçları bağışla. Düşmanlarının onlara acımasını sağla. (1. Krallar 8:46-50)

 

Birinci Tapınağın yıkıldığı dönemde yaşayan Daniel de kan/kurban olmaksızın günahların bağışlanacağını dile getirmiştir;

 

Bu yüzden, ey kral, öğüdümü benimse: Tsidkah [hayırseverlik] yaparak günahından, düşkünlere iyilik ederek suçlarından vazgeç, böylece rahatın uzun sürer. (Daniel 4:27)

 

Daha önce tapınak dışında kurban sunulamadığını belirtmiştik. Birinci Tapınak, milattan önce 422 yılında yıkılmıştır. İkinci Tapınak ise milattan önce 353 inşa edilmiştir.

 

Kan/kurban olmaksızın bağışlanma olmuyor olsaydı, 70 yıl boyunca kimse bağışlanamadı mı? Daniel günahkâr olarak mı öldü?

Elbette hayır. Kurban/kan, çarmıh, Mesih olmaksızın günahları bağışlandı.

 

Tanrı, tapınağın yıkılacağını ve uzun süre kurban olmayacağını önceden bildirmişti;

 

Kentlerinizi viraneye çevirecek, tapınaklarınızı yıkacağım. Beni hoşnut etmek için sunduğunuz kokuları duymayacağım. (Levililer 36:21)

 

Çünkü İsrailliler uzun süre kral, önder, kurban, dikili taş, efod, aile putu olmadan yaşayacak. (Hoşea 3:4)

 

Peki tapınak ve kurban olmadan günahlarımız nasıl bağışlanacak? Peygambere kulak verelim;

 

Tanrın RAB’be dön, ey İsrail, çünkü suçlarından ötürü tökezledin. Dualarla gidin, RAB’be dönün, O’na, “Bağışla bütün suçlarımızı” deyin, “Lütfet, kabul et bizi, öyle ki, dudaklarımızın kurbanını sunalım. (Hoşea 14:1-2)

 

Dudaklarımızın kurbanını sunduğumuzda yani Tanrı’ya dönüp dua ettiğimiz takdirde günahlarımız bağışlanacak.

 

Sonuç olarak, – günahların bağışlanması için kanı akıtılan, kurban olan bir Mesih – anlayışının Yahudi Kutsal Kitabı’nda ve Yahudi inancında yeri yoktur. Günah, kurban/kan olmaksızın, kişinin pişman olup kötü yollarından dönmesiyle bağışlanır. Bu durumda İsa’nın kurban olmasına da gerek yoktur.

 

En önemlisi şudur aslında; bir insan kurban olamaz. Tanrı, insan kurban istemez. İnsan kurbanlar, Tanrı’nın iğrenç bulup nefret ettiği bir putperest işidir;

 

Tanrın Aşem için bu şekilde yapma; çünkü [bu halklar] Tanrı’nın iğrenç bulup nefret ettiği her şeyi yaptılar ilahları için. Hatta ilahları için kendi oğullarını ve kızlarını bile ateşte yakarlardı! (Yasa’nın Tekrarı 12:31)

 

Oğullarını, kızlarını ateşte kurban ettiler. Falcılık, büyücülük yaptılar. RAB’bin gözünde kötü olanı yaptılar, kendilerini kötülüğe adayarak O’nu öfkelendirdiler. (2. Krallar 17:17)

 

Oğullarını, kızlarını cinlere kurban ettiler. Kenan putlarına kurban olsun diye oğullarının, kızlarının kanını, suçsuzların kanını döktüler; ülke onların kanıyla kirlendi. (Mezmurlar 106:37-38)

 

 

Hristiyan İncili, İsa’nın bizim günahlarımız için bizim yerimize ölerek bizi kurtardığını iddia eder;

 

Aldığım bilgiyi size öncelikle ilettim: Kutsal Yazılar uyarınca Mesih günahlarımıza karşılık öldü, gömüldü ve Kutsal Yazılar uyarınca üçüncü gün ölümden dirildi. (1. Korintliler 15:3)

 

Tanrı ise bizi sevdiğini şununla kanıtlıyor: Biz daha günahkârken, Mesih bizim için öldü. (Romalılar 5:8)

 

Bu nedenle, çağrılmış olanların vaat edilen sonsuz mirası almaları için Mesih yeni antlaşmanın aracısı oldu. Kendisi onları ilk antlaşma zamanında işledikleri suçlardan kurtarmak için fidye olarak öldü. (İbraniler 9:15)

 

Oysa Yahudi Kutsal Kitabı’na göre bir kimse bir başkasının yerine günahının cezasını çekemez, herkes yalnızca kendi günahı için ceza çeker;

 

Her yaşayan can benimdir. Babanın canı da, çocuğun canı da benimdir. Ölecek olan, günah işleyen candır. (Hezekiel 18:4)

 

Ölecek olan günah işleyen kişidir. Oğul babasının suçundan sorumlu tutulamaz, baba da oğlunun suçundan sorumlu tutulamaz. Doğru kişi doğruluğunun, kötü kişi kötülüğünün karşılığını alacaktır. (Hezekiel 18:20)

 

Kişi ancak kendisini kurtarabilir, bir başkasını kurtaramaz;

 

RAB bana şöyle seslendi: İnsanoğlu, eğer bir ülke bana sadakatsizlik eder, günah işlerse, ben de o ülkeye karşı elimi uzatır, onu her türlü yiyecekten yoksun bırakır, üzerine kıtlık gönderir, insanları ve hayvanları yok edersem; şu üç adam – Nuh, Daniel, Eyüp – orada olsalar bile, doğruluklarıyla ancak kendi canlarını kurtarabilirler. Egemen RAB böyle diyor. (Hezekiel 14:12-14)

 

Hristiyan İncili, İsa’nın günahlar için sonsuza dek geçerli, tek kurban olduğunu iddia eder;

 

Böyle bir başkâhinimiz – kutsal, suçsuz, lekesiz, günahkârlardan ayrılmış, göklerden daha yücelere çıkarılmış bir başkâhinimiz – olması uygundur. O, öbür başkâhinler gibi her gün önce kendi günahları, sonra da halkın günahları için kurbanlar sunmak zorunda değildir. Çünkü kendini sunmakla bunu ilk ve son kez yaptı. (İbraniler 7:26-27)

 

Öyle olsaydı, dünyanın kuruluşundan beri Mesih’in tekrar tekrar acı çekmesi gerekirdi. Oysa Mesih, kendisini bir kez kurban ederek günahı ortadan kaldırmak için çağların sonunda ortaya çıkmıştır. (İbraniler 9:26)

 

Oysa Mesih günahlar için sonsuza dek geçerli tek bir kurban sunduktan sonra Tanrı’nın sağında oturdu. (İbraniler 10:12)

 

Yani İsa, kendisini bir kez kurban etmiştir ve artık hayvan kurbanlar sunulmasına gerek yoktur.

 

Oysa Mesih döneminde tapınak inşa edilecek ve  hayvan kurbanlar tekrar sunulacaktır:

 

Aşem’e hizmet etmek, O’nun adını sevmek, kulu olmak için O’na bağlanan yabancıları, Şabat Günü’nü tutan, bayağılaştırmayan, antlaşmama sımsıkı bağlı kalan herkesi, kutsal dağıma getirip dua evimde sevindireceğim yakmalık sunularıyla kurbanları sunağımda kabul edilecek çünkü evime ‘Bütün ulusların dua evi’ denecek. (Yeşaya 56:6-7)

 

Kedar’ın bütün sürüleri sana gelecek, Nevayot’un koçları senin buyruğunda olacak, sunağımın üzerinde kabul edilen sunular olarak sunulacak. Böylece görkemli tapınağımı daha görkemli kılacağım. (Yeşaya 60:7)

 

O gün Prens kendisi ve ülke halkı için günah sunusu olarak bir boğa sağlayacak. (Hezekiel 45:22)

 

Prens dışarıdan eyvana girip kapı sövesinin yanında duracak. Kâhinler onun yakmalık ve esenlik sunularını sunacaklar. Prens kapı eşiğinde tapındıktan sonra çıkıp gidecek. Kapı akşama dek açık kalacak. (Hezekiel 46:2)

 

Kâhinlerin suç sunusuyla günah sunusunun etini haşlayacakları, tahıl sunusunu pişirecekleri yer burası” dedi, “Öyle ki, bunları dış avluya çıkarıp kutsallıklarını halka geçirmesinler. (Hezekiel 46:20)

 

Geçmiş günlerde, geçmiş yıllarda olduğu gibi, Aşem Yahuda ve Yeruşalim’in sunacağı sunulardan hoşnut kalacak. (Malaki 3:4)

 

Genel Sonuç

 

Günahların bağışlanması için kan dökülmesi şart değildir, kan dökülmeden de bağışlama olur.

 

Kurbanlar tek başına günah bağışlatmaz, kişi pişman olup tövbe etmediği takdirde kurbanın hiçbir önemi yoktur.

 

Sevgi, bağlılık, hayırseverlik, iyilik yapmak da günahları bağışlatır.

 

Günümüzde tapınak olmadığı için kurban sunamıyoruz ve kurban sunmak yerine dua ediyoruz.

 

Mesih döneminde tapınak inşa edilecek ve  kurbanlar tekrar sunulacaktır.

 

Kimse bir başkasının günahı nedeniyle, onun yerine cezalandırılamaz.

 

 

 

Tanrınız Aşem’in ardından yürüyün ve [yalnız] O’ndan çekinin, O’nun emirlerini gözetin ve O’nun Sözü’nü dinleyin, O’na ibadet edin ve O’na yapışın. (Yasa’nın Tekrarı 13:5)

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir