Tora Bilgisi

Kan dökülmeden bağışlama olmaz mı?

 

Yahudi Kutsal Kitabı hakkında bilgisi olmayan Hristiyanlar, Yahudi Kutsal Kitabı’nda “kan dökülmeden günahların bağışlanmayacağı” şeklinde bir öğreti olduğunu sanmaktadır. Ancak Yahudi Kutsal Kitabı’nda kesinlikle böyle bir öğreti yer almamaktadır.

Yahudi Kutsal Kitabı değil Hristiyan İncili, kan dökülmeden bağışlama olmayacağını iddia etmektedir:

 

Nitekim Kutsal Yasa uyarınca hemen her şey kanla temiz kılınır, kan dökülmeden bağışlama olmaz. [İbraniler 9:22]

 

Hristiyan İncili’nin kan dökülmeden bağışlama olmayacağını söyleme nedeni, İsa’nın günahları bağışlatan bir kurban olarak kanının tek kurtuluş yolu olduğuna inandırmak istemesidir. Çünkü kan dökülmeden de bağışlama olursa, o  halde İsa’nın kanına ihtiyacımız; Hristiyan olmaya gerek kalmaz.

 

Tanrı Mesih’i, kanıyla günahları bağışlatan ve imanla benimsenen kurban olarak sundu. Böylece adaletini gösterdi. [Romalılar 3:25]

 

Tekelerle danaların kanıyla değil, sonsuz kurtuluşu sağlayarak kendi kanıyla kutsal yere ilk ve son kez girdi. [İbraniler 9:12]

 

O günahlarımızı, yalnız bizim günahlarımızı değil, bütün dünyanın günahlarını da bağışlatan kurbandır. [1.Yuhanna 2:2]

 

 

Hristiyan misyonerler, “kan dökülmeden günahların bağışlanmayacağı” Yahudi Kutsal Kitabı’nın neresinde yazmaktadır sorusuna cevap olarak Levililer 17:11 ayetine işaret etmektedir.

 

İlgili ayetin Hristiyan tercümesi şöyledir:

 

Çünkü canlılara yaşam veren kandır. Ben onu size sunakta kendinizi günahtan bağışlatmanız için verdim. Kan yaşam karşılığı günah bağışlatır. [Levililer 17:11]

 

Daha doğru bir çeviri olan Moşe Farsi çevirisi ise şöyledir:

 

Zira bir bedenin canı, kana bağlıdır ve Ben, kanı size Mizbeah (sunak) üzerinde canınız için onarım sağlayabilmeniz amacıyla verdim; çünkü can için onarım sağlayan, kandır. [Levililer 17:11]

 

“can için onarım sağlamak” ifadesi, “günaha kefaret etmek” “günahı bağışlatmak” anlamına gelmektedir. “onarım sağlamak” olarak tercüme edilen kelime, İbranice “kafar” kelimesidir.

 

Bir cümle çünkü / zira ile başlıyorsa, kendinden önceki cümle ile bağlantılı demektir. Levililer 17:10-11’i inceleyelim:

 

İsrail halkından ya da aralarında yaşayan yabancılardan kim kan yerse, ona öfkeyle bakacağım ve halkımın arasından atacağım. Çünkü canlılara yaşam veren kandır. Ben onu size sunakta kendinizi günahtan bağışlatmanız için verdim. Kan yaşam karşılığı günah bağışlatır. [Levililer 17:10-11]

 

Yine; Yisrael Ailesi’nden veya aralarına katılan Gerler’den herhangi bir kişi, her türlü kanı yerse, Öfkem’i kanı yiyen o cana yöneltecek ve onu halkının içinden kesip atacağım. Zira bir bedenin canı, kana bağlıdır ve Ben, kanı size Mizbeah (sunak) üzerinde canınız için onarım sağlayabilmeniz amacıyla verdim; çünkü can için onarım sağlayan, kandır. [Levililer 17:10-11]

 

Levililer 17:11 ayeti, kan dökülmeden bağışlama olmayacağını değil; kan yemenin yasak olduğunu, kanın yalnızca sunak üzerinde kullanılabileceğini söylemektedir.

 

Günah işlendiğinde sunulan kurbanlar

 

Yahudi Kutsal Kitabı, günah işlendiğinde sunulabilen iki çeşit kurbandan söz etmektedir. Bunlar “günah sunusu” (korban hatat) ve “suç sunusu” (korban aşam)dur.

 

Günah sunusu

 

Günah sunusu, yalnızca “yanlışlıkla, bilmeden, kasıtlı olmadan” işlenen günahlar için sunulur. Kasten işlenen günahlar için günah sunusu sunulmaz:

 

RAB Musa’ya şöyle dedi: “İsrail halkına söyle: ‘Biri buyruklarımdan birinde yasakladığım bir şeyi yapar, bilmeden günah işlerse; meshedilmiş kâhin günah işleyerek halkını da suçlu kılarsa, işlediği günahtan ötürü RAB’be günah sunusu olarak kusursuz bir boğa sunmalı. [Levililer 4:1]

 

Eğer kişinin yeterli parası yoksa, günah sunusu olarak “un” da sunulabilir. Kan olmak zorunda değildir!

 

Eğer iki kumru ya da iki güvercin alacak gücü yoksa, günahına karşılık günah sunusu olarak onda bir efa ince un getirmeli. Üzerine zeytinyağı dökmemeli, günnük de koymamalı; çünkü bu günah sunusudur. Onu kâhine vermeli. Kâhin anma payı olarak bir avuç dolusu alıp sunakta, RAB için yakılan sunuların üzerinde yakacak. Bu günah sunusudur. Kâhin kişinin günahını bağışlatacak ve kişi bağışlanacak. Tahıl sunusunda olduğu gibi, artakalan un kâhinin olacaktır. [Levililer 5:11-13]

 

 

Suç sunusu

 

Suç sunusu, bazı durumlarda “yanlışlıkla, bilmeden, kasıtlı olmadan” günahlar için; bazı durumlarda ise “bilerek, kasten” işlenen günahlar için sunulur.

 

Ancak, bilerek günah işleyen birisinin suç sunusu sunabilmesi için, işlediği günahı itiraf edip tövbe etmesi gerekmektedir. Aksi takdirde suç sunusu sunulamaz.

 

Eğer kişinin yeterli parası yoksa, suç sunusu olarak da “un” da sunulabilir. Kan olmak zorunda değildir! Kurban sunacak parası olmayan bir kişinin bağışlanmaması gibi bir durum söz konusu değildir.

 

Tanrı’nın bizden istediği kurban; kan değildir:

 

“Kurbanlarınızın sayısı çokmuş, bana ne?” diyor RAB. “Yakmalık koç sunularına, besili hayvanların yağına doydum. boğa, kuzu, teke kanı değil istediğim.” [Yeşaya 1:11]

 

Tanrı bizden ne istediğini söylemektedir:

 

Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim. [Hoşea 6:6]

 

Mika peygamber şöyle demektedir:

 

RAB’bin önüne ne ile çıkayım, Yüce Tanrı’ya nasıl tapınayım? O’nun önüne yakmalık sunuyla mı, bir yaşında danayla mı çıkayım? Binlerce koç sunsam, zeytinyağından on binlerce dere akıtsam, RAB hoşnut kalır mı? Suçuma karşılık ilk oğlumu, işlediğim günah için bedenimin ürününü versem olur mu? [Mika 6:6-7]

 

Peygamber ve Kral Süleyman şöyle demektedir:

 

Sevgi ve bağlılık suçları bağışlatır (kafar – onarım sağlar), RAB korkusu insanı kötülükten uzaklaştırır. [Süleyman’ın Özdeyişleri 16:6]

 

Daniel peygamber şöyle demektedir:

 

Bu yüzden, ey kral, öğüdümü benimse: Hayırseverlik (tsedeka) ile günahını, düşkünlere iyilik ederek suçlarını bağışlat. Olur ya, gönencin uzun sürer.” [Daniel 4:27]

 

Daniel peygamber, hayırseverliğin; düşkünlere iyilik yapmanın günahları bağışlatacağını söylemektedir!

 

Peygamber ve Kral Süleyman da aynı konuyu dile getirmektedir:

 

Haksızca kazanılan servetin yararı yoktur ama hayırseverlik (tsedeka) ölümden kurtarır. [Süleyman’ın Özdeyişleri 10:2]

 

Gazap günü servet işe yaramaz oysa hayırseverlik (tsedeka) ölümden kurtarır. [Süleyman’ın Özdeyişleri 11:4]

 

Tanrı Ninova halkını ne yaptıkları için bağışlamıştır?

 

Ninova halkı Tanrı’ya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı. Ninova Kralı olanları duyunca, tahtından kalkıp kaftanını çıkardı; çula sarınarak küle oturdu. Ardından Ninova’da şu buyruğu yayımladı: “Kral ve soyluların buyruğudur: Hiçbir insan ya da hayvan – ister sığır, ister davar olsun – ağzına bir şey koymayacak, otlamayacak, içmeyecek. Bütün insanlar ve hayvanlar çula sarınsın. Herkes var gücüyle Tanrı’ya yakararak kötü yoldan, zorbalıktan vazgeçsin. Belki o zaman Tanrı fikrini değiştirip bize acır, kızgın öfkesinden döner de yok olmayız.” Tanrı Ninovalılar’ın yaptıklarını, kötü yoldan döndüklerini görünce, onlara acıdı, yapacağını söylediği kötülükten vazgeçti. [Yunus 3:5-10]

 

Tanrı, Ninova halkını kurban sundukları; kan döktükleri için değil; tövbe edip kötü yollarından döndükleri için bağışlamıştır.

 

Yahudilik tarafından Tanrı sözü olarak kabul edilmese de Ortodoks ve Katolik Kiliseleri tarafından Tanrı sözü olarak kabul edilen Ben Sira (Sirak) kitabında şöyle yazmaktadır:

 

Her kim babasına saygı gösterirse günahlarını bağışlatır. [Sirak 3:3]

 

Su ateşi söndürür, verilen sadaka da kişinin günahlarını bağışlatır. [Sirak 3:30]

 

Seni inciten komşunu bağışlarsan dua ettiğin zaman günahların bağışlanacaktır. [Sirak 28:2]

 

Günümüzde Yahudiler nasıl günahlarını bağışlatmaktadır?

 

Hristiyan misyonerler, Bet-Amikdaş yani tapınak olmadığı için Yahudilerin kurban sunamadığını bilmektedir. Çünkü kurban sunulabilen tek yer Bet-Amikdaş’tır:

 

RAB geceleyin ona görünerek şöyle dedi: “Duanı duydum. Burayı kendime kurban sunulan tapınak olarak seçtim.” [2. Tarihler 7:12]

 

Kurban sunamadığımıza göre bize günahlarımızı nasıl bağışlattığımızı sormaktadırlar.

 

Hoşea peygamber, Yahudi halkının Mesih dönemine dek uzun bir süre kurbansız yaşayacağı bir dönem olacağını söylemektedir:

 

Çünkü İsrailliler uzun süre kral, önder, kurban, dikili taş, efod, aile putu olmadan yaşayacak. Sonra dönüp Tanrıları RAB’bi, kralları Davut’u arayacaklar. Son günlerde korkarak RAB’be ve O’nun iyiliğine yönelecekler. [Hoşea 3:4-5]

 

Hoşea peygamber, bu dönemde günahlarımızı nasıl bağışlatacağımızın yolunu da bize söylemektedir:

 

Dualarla gidin, RAB’be dönün, O’na, “Bağışla bütün suçlarımızı” deyin, “Lütfet, kabul et bizi, öyle ki, dudaklarımızın kurbanını sunalım. [Hoşea 14:2]

 

Yahudiler, işledikleri günahtan tövbe edip dua ederek; dudaklarının kurbanını sunarak günahlarını bağışlatmaktadır.

 

Sürgündeki Yahudilere Tanrı’nın sözlerini ileten Hezekiel peygamber ise şöyle demiştir:

 

Kötü kişi işlediği bütün günahlardan döner, buyruklarıma uyar, adil ve doğru olanı yaparsa, kesinlikle yaşayacak, ölmeyecektir. İşlediği günahlardan hiçbiri ona karşı anılmayacaktır. Doğruluğu sayesinde yaşayacaktır. [Hezekiel 18:21-22]

 

Yeşaya peygamber de şöyle demektedir:

 

Kötü kişi yolunu, fesatçı düşüncelerini bıraksın; RAB’be dönsün, merhamet bulur, Tanrımız’a dönsün, bol bol bağışlanır. [Yeşaya 55:5]

 

Peygamber ve Kral Süleyman Yahudi halkının bir gün sürgüne gideceğini ve kurban sunamayacağını biliyordu. Bu nedenle günahları bağışlatma yöntemini bize söylemiştir:

 

Sana karşı günah işlediklerinde – günah işlemeyen tek kişi yoktur – sen öfkelenip onları yakın ya da uzak bir ülkeye tutsak olarak götürecek düşmanlarının eline teslim edersen, onlar da tutsak oldukları ülkede pişmanlık duyup günahlarından döner, “Günah işledik, yoldan sapıp kötülük yaptık” diyerek sana yakarırlarsa, tutsak oldukları ülkede candan ve yürekten sana dönerlerse, atalarına verdiğin ülkelerine, seçtiğin kente ve adına yaptırdığım tapınağına yönelip dua ederlerse, göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar. Sana karşı günah işlemiş olan halkını ve işledikleri bütün suçları bağışla. Düşmanlarının onlara acımasını sağla. [1. Krallar 8:46-50]

 

Mesih dönemi ve kurban

 

Mesih döneminde Üçüncü Bet-Amikdaş inşa edilecek ve kurbanlar geri gelecektir:

 

Kedar’ın bütün sürüleri sana gelecek, Nevayot’un koçları senin buyruğunda olacak, sunağımın üzerinde kabul edilen sunular olarak sunulacak. Böylece görkemli tapınağımı daha görkemli kılacağım. [Yeşaya 60:7]

 

Tapınağımı sonsuza dek onların ortasına kuracağım. Konutum aralarında olacak; onların Tanrısı olacağım, onlar da benim halkım olacak. [Hezekiel 37:26-27]

 

Levililer’i arındırıp altın, gümüş temizler gibi temizleyecek. Böylece RAB’be doğrulukla sunular sunacaklar. Geçmiş günlerde, geçmiş yıllarda olduğu gibi, RAB Yahuda ve Yeruşalim’in sunacağı sunulardan hoşnut kalacak. [Malaki 3:3-4]

 

Levili kâhinlerden önümde yakmalık sunu sunacak, tahıl sunusu yakacak, kurban kesecek biri hiç eksik olmayacak. [Yeremya 33:18]

 

RAB’bin Tapınağı’ndaki kazanlar da sunağın önündeki çanaklar gibi olacak. Yeruşalim ve Yahuda’da her kazan Her Şeye Egemen RAB’be adanacak. Kurban kesmeye gelenler bu kazanları kurban etini pişirmek için kullanacaklar. O gün Her Şeye Egemen RAB’bin Tapınağı’nda artık tüccar bulunmayacak. [Zekeriya 14:20-21]

 

Hezekiel 40-48. bölümler, Mesih dönemini; Üçüncü Tapınak dönemini anlatmaktadır:

 

İsrail’de kutlanan bütün bayramlarda – şenliklerde, Yeni Ay törenlerinde, Şabat günlerinde – tahıl sunularını, yakmalık ve dökmelik sunuları Prens sağlayacak. İsrail halkının günahlarını bağışlatmak için yakmalık sunuları, günah, tahıl, esenlik sunularını sağlayacak. [Hezekiel 45:17]

 

O gün Prens kendisi ve ülke halkı için günah sunusu olarak bir boğa sağlayacak. [Hezekiel 45:22]

 

“Kâhinlerin suç sunusuyla günah sunusunun etini haşlayacakları, tahıl sunusunu pişirecekleri yer burası” dedi, “Öyle ki, bunları dış avluya çıkarıp kutsallıklarını halka geçirmesinler.” [Hezekiel 46:20]

 

Mesih döneminde, kimse kasıtlı olarak günah işlemeyecektir ancak yanlışlıkla; bilmeden günah işleyebileceklerdir:

 

Yanlışlıkla ya da bilgisizlikten günah işleyen biri için ayın yedinci günü aynısını yapacaksın. Böylece tapınağı arındıracaksın. [Hezekiel 45:20]

 

Sonuç

 

Hristiyan İncili’nin “kan dökülmeden bağışlama olmaz” iddiası yanlıştır. Dolayısıyla sözde kurban İsa’ya hiçbir gerek yoktur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.