Tora Bilgisi

Mezmurlar 110 İsa hakkında mıdır?

Hristiyan İncili, şöyle bir hikâye anlatmaktadır:

 

Ferisiler toplu haldeyken İsa onlara şunu sordu: “Mesih’le ilgili olarak ne düşünüyorsunuz? O kimin oğludur?” Onlar da, “Davut’un oğlu” dediler. İsa şöyle dedi: “O halde nasıl oluyor da Davut, Ruh’tan esinlenerek ondan ‘Rab’ diye söz ediyor? Şöyle diyor Davut: ‘Rab Rabbim’e dedi ki, ben düşmanlarını ayaklarının altına serinceye dek sağımda otur.’ Davut ondan Rab diye söz ettiğine göre, o nasıl Davut’un oğlu olur?” İsa’ya hiç kimse karşılık veremedi. O günden sonra artık kimse de ona bir şey sormaya cesaret edemedi. (Matta 22:41-46)

 

Hristiyan misyonerler, bu hikâyeden yola çıkarak, Mezmurlar 110’un Mesih hakkında dolayısıyla da İsa hakkında olduğunu iddia ederler.

 

1- Mezmurlar 110, Mesih hakkında yazılmış bir Mezmur değildir.

 

Mezmurlar 110:1 ayetinin İbranice orijinal metnini ve transliterasyonunu inceleyelim:

 

לְדָוִ֗ד מִ֫זְמֹ֥ור נְאֻ֤ם יְהוָ֨ה לַֽאדֹנִ֗י שֵׁ֥ב לִֽימִינִ֑י עַד־אָשִׁ֥ית אֹ֝יְבֶ֗יךָ הֲדֹ֣ם לְרַגְלֶֽיךָ

 

ledawid mizmowr ne’um yhwh ladoni shev limini ad-ashith oyeveikha hadom leragleikha

 

Mezmurlar 110:1 ayetinin doğru tercümesi şöyledir:

 

RAB efendime: “Ben düşmanlarını ayaklarının altına serinceye dek sağ elimde otur” diyor. (Mezmurlar 110:1)

 

Mezmurlar 110:1 ayetinin başında, “לְדָוִ֗ד” yani “ledawid” kelimesi yer almaktadır. “ledawid” kelimesi, Mezmurlar 110’un Davut tarafından yazıldığını değil, Davut hakkında yazıldığını ifade eder.

Benzer bir durumu Mezmurlar 72’de görmekteyiz. Mezmurlar 72:1 ayetinin İbranice orijinal metnini ve transliterasyonunu inceleyelim:

 

לִשְׁלֹמֹ֨ה אֱ‍ֽלֹהִ֗ים מִ֭שְׁפָּטֶיךָ לְמֶ֣לֶךְ תֵּ֑ן וְצִדְקָתְךָ֥ לְבֶן־מֶֽלֶךְ

 

lishlomoh elohim mishpateikha lemelekh ten wetsidqothkha leven-melekh

 

Mezmurlar 72:1 ayetinin başında, “לִשְׁלֹמֹ֨ה” yani “lishlomoh” kelimesi yer almaktadır. Mezmurlar 110:1 ayetinde, Davut isminin başına “lamed” harfi geldiği gibi, bu ayette de Süleyman isminin “lamed” harfi gelmiştir.

 

Peki Mezmurlar 72, Süleyman tarafından mı yazılmıştır? Hayır! Mezmurlar 72’nin yazarı son ayette, 72:20’de belirtilmektedir:

 

İşay oğlu Davut’un duaları burada bitiyor. (Mezmurlar 72:20)

 

Mezmurlar 72’nin yazarı Kral Davut’tur. Mezmurlar 72:1 ayetinin başında yer alan “לִשְׁלֹמֹ֨ה” yani “lishlomoh” kelimesi, Mezmurlar 72’nin Süleyman tarafından yazıldığını değil, Süleyman hakkında yazıldığını gösterir.

 

Aynı şekilde, Mezmurlar 110:1 ayetinin başında yer alan “לְדָוִ֗ד” yani “ledawid” kelimesi, Mezmurlar 110’un Davut tarafından yazıldığını değil, Davut hakkında yazıldığını gösterir.

 

2- Mezmurlar 110:1 ayeti, Kral Davut’un “Rab” yani “Tanrı” olduğunu söylememektedir.

 

Davut Levili önderlere, kardeşlerinden çenk, lir ve zil gibi çalgılar eşliğinde yüksek sesle sevinçli ezgiler okuyacak ezgiciler atamalarını söyledi. (1. Tarihler 15:16)

 

Surların onarımı bitip kapılar yerine takıldıktan sonra, kapı nöbetçileri, ezgiciler ve Levililer göreve atandı. (Nehemya 7:1)

 

Kral Hizkiya ile önderler, Levililer’e Davut’un ve Bilici Asaf’ın sözleriyle RAB’bi övmelerini söylediler. Onlar da sevinçle övgüler sundular, başlarını eğip tapındılar. (2. Tarihler 29:30)

 

Çünkü eskiden, Davut’un ve Asaf’ın yaşadığı yıllarda, ezgicileri yönetenler vardı. Tanrı’ya övgü ve şükür ezgileri söylenirdi. (Nehemya 12:46)

 

Mezmurlar 110, Kral Davut döneminde, Levililer ve ezgiciler tarafından söylenmesi için yazılmış bir Mezmur’dur.

 

Mezmurlar 110:1’in alıntılandığı Matta 22:40’ın Hristiyan tercümesi şöyledir:

 

Rab Rabbim’e dedi ki, ben düşmanlarını ayaklarının altına serinceye dek sağımda otur.’ (Matta 22:40)

 

Burada, sanki iki Tanrı’dan söz ediyormuş gibi görünsün diye, “Rab Rabbim’e” ifadesi kullanılmıştır.

 

Aynı tercüme, Mezmurlar 110:1 ayetinde, “Rabbim’e” ifadesini değil, “Efendim’e” ifadesini kullanmıştır.

 

“Efendim’e” olarak tercüme edilen kelime, “לַֽאדֹנִ֗י” yani “ladoni” kelimesidir. “ladoni” kelimesi, Tanrı için değil, insanlar için kullanılan bir kelimedir ve “efendime” anlamına gelir.

 

RAB, efendime [ladoni] söz verdiği bütün iyilikleri yerine getirip onu İsrail’e önder atadığında. (1. Samuel 25:30)

 

Adam, “Madem RAB yolumu açtı, beni geciktirmeyin” dedi, “İzin verin, efendime [ladoni] döneyim.” (Yaratılış 24:56)

 

“ladoni” kelimesi, 1. Samuel 25:30 ayetinde Davut için, Yaratılış 24:56 ayetinde ise İbrahim için kullanılmıştır. Nasıl ki “ladoni” kelimesinin kullanılması, Davut ve İbrahim’in Tanrı olduğunu ifade etmez ise, Mezmurlar 110:1 ayetinde kullanılması da Davut’un Tanrı olduğunu ifade etmez.

 

“RAB efendime: “Ben düşmanlarını ayaklarının altına serinceye dek sağ elimde otur” diyor” sözü, Davut dönemindeki Levililer ve ezgiciler tarafından söylenmektedir.

 

3- Mezmurlar 110:1 ayeti, Kral Davut’un göklere çıkıp, göğe alınarak Tanrı’nın sağına oturduğunu söylememektedir.

 

Davut, kendisi göklere çıkmadığı halde şöyle der: ‘Rab Rabbim’e dedi ki, ben düşmanlarını ayaklarının altına serinceye dek, sağımda otur.’ (Elçilerin İşleri 2:34-35)

 

Tanrı meleklerin herhangi birine, “Ben düşmanlarını ayaklarının altına serinceye dek, sağımda otur” demiş midir? (İbraniler 1:13)

 

Rab İsa, onlara bu sözleri söyledikten sonra göğe alındı ve Tanrı’nın sağında oturdu. (Markos 16:9)

 

Mezmurlar 110:1 ayetinde, “sağımda” olarak tercüme edilen kelime, “לִֽימִינִ֑י” yani “limini” kelimesidir. “limini” kelimesi, “sağımda” anlamına değil, “sağ elimde” anlamına gelir.

 

The LORD said unto my Lord, sit thou at my right hand, until I make thine enemies thy footstool. (Psalms 110:1 – King James Version)

 

Of David. A psalm. The LORD says to my lord: “Sit at my right hand until I make your enemies a footstool for your feet.” (Psalms 110:1 – New International Version)

 

Ünlü Hristiyan tercümeleri KJV ve NIV dahi, “limini” kelimesini, “at my right hand” yani “sağ elimde” olarak tercüme etmiştir.

 

“Tanrı’nın sağ eli” bir metafordur. “Tanrı’nın sağ eli”nin kullanıldığı farklı ayetleri inceleyelim:

 

Bana zafer kalkanını bağışlarsın, sağ elin destekler, alçakgönüllülüğün yüceltir beni. (Mezmurlar 18:35)

 

Ey Tanrı, kulaklarımızla duyduk, atalarımız anlattı bize, neler yaptığını onların gününde, eski günlerde. Elinle ulusları kovdun, ama atalarımıza yer verdin; halkları kırdın, ama atalarımızın yayılmasını sağladın. Onlar ülkeyi kılıçla kazanmadılar, kendi bilekleriyle zafere ulaşmadılar. Senin sağ elin, bileğin, yüzünün ışığı sayesinde oldu bu; Çünkü sen onları sevdin. (Mezmurlar 44:1-3)

 

Kolun güçlüdür, elin kudretli, sağ elin yüce. (Mezmurlar 89:13)

 

“Tanrı’nın sağ eli” ifadesi, ayetlerden de rahatlıkla kavrayabileceğimiz üzere, Tanrı’nın gücünü, desteğini simgeleyen bir metafordur.

 

Kral Davut’un, düşmanlarının ayakları altına serilinceye dek Tanrı’nın sağ elinde oturması demek, Kral Davut’un düşmanlarının ayakları altına serilinceye dek Tanrı tarafından gücüyle desteklenmesi anlamına gelir:

 

Orada bile elin yol gösterir bana, sağ elin tutar beni. (Mezmurlar 139:10)

 

Yahudi Kutsal Kitabı, Tanrı’nın, Kral Davut’un düşmanlarını onun ayakları altına serdiğini söylemektedir:

 

Bildiğin gibi, babam Davut çevresindeki savaşlar yüzünden Tanrısı RAB’bin adına bir tapınak yapamadı. Bu savaşlarda RAB, Davut’un düşmanlarını onun ayakları altına serdi. (1. Krallar 5:3)

 

4- Kral Davut, Tanrı ile insanlar arasında aracılık edecek olan sonsuz yaşam sahibi bir kâhin olduğunu söylememektedir.

 

Mezmurlar 110:4 ayetinin Hristiyan tercümesi şöyledir:

 

RAB ant içti, kararından dönmez: “Melkisedek düzeni uyarınca sonsuza dek kâhinsin sen!” dedi.  (Mezmurlar 110:4)

 

Mezmurlar 110:4 ayetinin İbranice orijinal metnini ve transliterasyonunu inceleyelim:

 

נִשְׁבַּ֤ע יְהוָ֨ה וְלֹ֥א יִנָּחֵ֗ם אַתָּֽה־כֹהֵ֥ן לְעֹולָ֑ם עַל־דִּ֝בְרָתִ֗י מַלְכִּי־צֶֽדֶק

nishba’ yhwh welo yinnachem attah-khohen le’owlam al-divrathi malki-tsedeq

 

“düzeni uyarınca” olarak tercüme edilen kelime, “עַל־דִּ֝בְרָתִ֗י” yani “al-divrathi” kelimesidir. “al-divrathi” kelimesi, “düzeni uyarınca” anlamına değil “sözü uyarınca” anlamına gelir.

 

Mezmurlar 110:4 ayetinin doğru tercümesi şöyle olmalıdır:

 

RAB ant içti, kararından dönmez: “Melkisedek’in sözü uyarınca sonsuza dek kâhinsin sen!” dedi.  (Mezmurlar 110:4)

 

Melkisedek kimdir?

 

Yüce Tanrı’nın kâhini olan Şalem Kralı Melkisedek ekmek ve şarap getirdi. Avram’ı kutsayarak şöyle dedi: “Yeri göğü yaratan yüce Tanrı Avram’ı kutsasın, düşmanlarını onun eline teslim eden yüce Tanrı’ya övgüler olsun.” Bunun üzerine Avram her şeyin ondalığını Melkisedek’e verdi. (Yaratılış 14:18-20)

 

Targum Yonathan, Targum Yeruşalayim ve Talmud Bavli Nedarim 32b, Melkisedek’in Nuh’un oğlu Sam olduğunu açıkça belirtmektedir.

 

Kâhinin dudakları bilgiyi korumalı ve insanlar onun ağzından öğüt aramalı. Çünkü o Her Şeye Egemen RAB’bin ulağıdır. (Malaki 2:7)

 

Sam, Tanrı bilgisi korumakla ve insanlara öğüt vermekle görevli bir kâhindi.

 

Sam, Avram’ı kutsayarak, Tanrı bilgisini koruma ve insanlara öğüt verme görevini Avram’a aktarmıştır. Yahudi Kutsal Kitabı’ndan görüyoruz ki kutsama, ellerini kutsanacak olan kişinin üzerine koyarak yapılırdı.

 

Örneğin Musa, Yeşu’nun üzerine elini koyarak görevini ona aktarmıştı:

 

Nun oğlu Yeşu bilgelik ruhuyla doluydu. Çünkü Musa ellerini üzerine koymuştu. İsrailliler onu dinliyor ve RAB’bin Musa’ya verdiği buyruklar uyarınca davranıyorlardı. (Yasa’nın Tekrarı 34:9)

 

Avram ise oğlu İshak’ı kutsayarak Tanrı bilgisini koruma ve insanlara öğüt verme görevini İshak’a aktarmıştır. İshak oğlu Yakup’u kutsayarak bu görevi Yakup’a aktarmıştır. Yakup da İsrail ulusunu oluşturan on iki oğlunu kutsayarak bu görevi, kâhinlik görevini tüm İsrail’e aktarmış oldu:

 

Siz benim için kâhinler krallığı, kutsal ulus olacaksınız. İsrailliler’e böyle söyleyeceksin. (Mısır’dan Çıkış 19:6)

 

Sizlerse RAB’bin kâhinleri, Tanrımız’ın görevlileri diye çağrılacaksınız. Ulusların servetiyle beslenecek, zenginlikleriyle övüneceksiniz. (Yeşaya 61:6)

 

Dolayısıyla, İsrail ulusunun bireyi olarak Kral Davut da Tanrı bilgisini korumakla ve insanlara öğüt vermekle görevli bir kâhindir.

 

“Sonsuza dek” ifadesi, Kral Davut’un sonsuza dek yaşayacağı anlamına mı gelmektedir?

 

İsrail’in Tanrısı RAB, sonsuza dek İsrail Kralı olmam için bütün ailem arasından beni seçti. Önder olarak Yahuda’yı, Yahuda oymağından da babamın ailesini seçti. Babamın oğulları arasından beni bütün İsrail’in kralı yapmayı uygun gördü. (1. Tarihler 28:4)

 

1. Tarihler 28:4 ayetinde, “İsrail’in Tanrısı RAB, sonsuza dek İsrail Kralı olmam için bütün ailem arasından beni seçti” derken, elbette kendisinin sonsuza dek yaşayacağını düşünerek bunu söylemedi.

 

Kulum Yakup’a verdiğim, atalarınızın yaşadığı ülkeye yerleşecekler. Kendileri, çocukları, çocuklarının çocukları sonsuza dek orada yaşayacaklar. Kulum Davut da sonsuza dek onların önderi olacak. (Hezekiel 37:25)

 

Hezekiel 37:25 ayeti de Davut’un sonsuza dek önder olacağını söylemektedir.

 

Davut’un sonsuza dek kral, önder ve kâhin olması, Davut soyunun sonsuza dek kral, önder ve kâhin olması anlamına gelir:

 

Dedin ki, “Seçtiğim adamla antlaşma yaptım, kulum Davut’a şöyle ant içtim: ‘Soyunu sonsuza dek sürdüreceğim, tahtını kuşaklar boyunca sürekli kılacağım.’ (Mezmurlar 89:3-4)

 

RAB şöyle diyor: “İsrail tahtı üzerinde oturan Davut soyunun ardı arkası kesilmeyecek.” (Yeremya 33:17)

 

Sonuç

 

Mezmurlar 110’un Mesih ile, Mesih’in Tanrı olacağı ile, Mesih’in göğe alınıp Tanrı’nın sağına oturacağı ile, Mesih’in sonsuz yaşama sahip kâhin olacağı ile hiçbir ilgisi bulunmamaktadır.

 

 

 

 

Tanrınız Aşem’in ardından yürüyün ve [yalnız] O’ndan çekinin, O’nun emirlerini gözetin ve O’nun Sözü’nü dinleyin, O’na ibadet edin ve O’na yapışın. (Yasa’nın Tekrarı 13:5)

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir