Tora Bilgisi

Mezmurlar 22:16 ayetinde “ellerimi, ayaklarımı deliyorlar” ifadesi mi yer almaktadır?

Mezmurlar 22:16 ayetinin Türkçe ve İngilizce Hristiyan tercümeleri şöyledir:

 

Köpekler kuşatıyor beni, kötüler sürüsü çevremi sarıyor, ellerimi, ayaklarımı deliyorlar. (Yeni Çeviri)

 

For dogs have compassed me: the assembly of the wicked have inclosed me: they pierced my hands and my feet. (KJV)

 

Dogs surround me, a pack of villains encircles me; they pierce my hands and my feet. (NIV)

 

Mezmurlar 22:16 ayetinin İbranice orijinal metnini ve transliterasyonunu inceleyelim:

 

כִּ֥י סְבָב֗וּנִי כְּלָ֫בִ֥ים עֲדַ֣ת מְ֭רֵעִים הִקִּיפ֑וּנִי כָּ֝אֲרִ֗י יָדַ֥י וְרַגְלָֽי

ki sevavuni kelavim adath mere’im hiqqiphuni ka’ari yadai weraglai

 

Hristiyan tercümeler tarafından “deliyorlar – they pierced – they pierce” olarak tercüme edilen kelime “ka’ari” kelimesidir.

 

Ancak “ka’ari” kelimesi, kesinlikle bu anlamlara gelmemektedir. “ka’ari” kelimesinin kökü, “אֲרִי” yani “ari” kelimesidir. “ari” kelimesi “aslan” demektir. “ka’ari” kelimesi, “aslan gibi” anlamına gelmektedir.

 

“ka’ari” kelimesi, Yeşaya 38:13 ayetinde kullanılmıştır. Aynı çeviriler tarafından “ka’ari” kelimesinin nasıl tercüme edildiğini inceleyelim:

 

שִׁוִּ֤יתִי עַד־בֹּ֙קֶר֙ כָּֽאֲרִ֔י כֵּ֥ן יְשַׁבֵּ֖ר כָּל־עַצְמֹותָ֑י מִיֹּ֥ום עַד־לַ֖יְלָה תַּשְׁלִימֵֽנִי

 

shiwwithi ad-boqer ka’ari ken yeshabber kol-atsmowthai miyyowm ad-laylah tashlimeni

 

Sabırla bekledim sabaha kadar, RAB bir aslan gibi kırdı bütün kemiklerimi, bir gün içinde sonumu getiriverdi. (Yeni Çeviri)

 

I reckoned till morning, that, as a lion, so will he break all my bones: from day even to night wilt thou make an end of me. (KJV)

 

I waited patiently till dawn, but like a lion he broke all my bones; day and night you made an end of me. (NIV)

 

“ka’ari” kelimesi, Çölde Sayım 24:9 ayetinde kullanılmıştır. Aynı çeviriler tarafından “ka’ari” kelimesinin nasıl tercüme edildiğini inceleyelim:

 

כָּרַ֨ע שָׁכַ֧ב כַּאֲרִ֛י וּכְלָבִ֖יא מִ֣י יְקִימֶ֑נּוּ מְבָרֲכֶ֣יךָ בָר֔וּךְ וְאֹרְרֶ֖יךָ אָרֽוּר

 

kara’ shakhav ka’ari ukhelavi mi yeqimennu mevarakheikha varukh we’orereikha arur

 

Aslan gibi, dişi aslan gibi yere çömelir, yatarlar, kim onları uyandırmaya cesaret edebilir? Seni kutsayan kutsansın, seni lanetleyen lanetlensin! (Yeni Çeviri)

 

He couched, he lay down as a lion, and as a great lion: who shall stir him up? Blessed is he that blesseth thee, and cursed is he that curseth thee. (KJV)

 

Like a lion they crouch and lie down, like a lioness – who dares to rouse them? “May those who bless you be blessed and those who curse you be cursed!” (NIV)

 

“ka’ari” kelimesi, Hezekiel 22:25 ayetinde kullanılmıştır. Aynı çeviriler tarafından “ka’ari” kelimesinin nasıl tercüme edildiğini inceleyelim:

 

קֶ֤שֶׁר נְבִיאֶ֙יהָ֙ בְּתֹוכָ֔הּ כַּאֲרִ֥י שֹׁואֵ֖ג טֹ֣רֵֽף טָ֑רֶף נֶ֣פֶשׁ אָכָ֗לוּ חֹ֤סֶן וִיקָר֙ יִקָּ֔חוּ אַלְמְנֹותֶ֖יהָ הִרְבּ֥וּ בְתֹוכָֽהּ

 

qesher nevi’eiha bethowkhah ka’ari show’eg toreph tareph nephesh akhalu chosen wiqar yiqqachu almenowtheiha hirbu vethowkhah

 

Önderleri kükreyen, avını parçalayan aslan gibi orada düzen kurdular. Canlara kıydılar, hazineler, değerli nesneler aldılar, birçok kadını dul bıraktılar. (Yeni Çeviri)

 

There is a conspiracy of her prophets in the midst thereof, like a roaring lion ravening the prey; they have devoured souls; they have taken the treasure and precious things; they have made her many widows in the midst thereof. (KJV)

 

There is a conspiracy of her princes within her like a roaring lion tearing its prey; they devour people, take treasures and precious things and make many widows within her. (NIV)

 

ka’ari” kelimesi, Yeşaya 38:13, Çölde Sayım 24:9 ve Hezekiel 22:25 ayetlerinde “aslan gibi – as/like a lion” olarak tercüme edilirken neden Mezmurlar 22:16 ayetinde, yanlış bir şekilde “deliyorlar – they pierce/pierced” olarak tercüme edilmiştir?

 

Bunun nedeni basittir. Hristiyan çevirmenler, çarmıha gerilmiş İsa’ya atıf yapıyormuş gibi görünmesi için bu hileye başvurmuştur.

 

Mezmurlar 22:16 ayetinin doğru tercümesi nasıl olmalıdır?

 

כִּ֥י סְבָב֗וּנִי כְּלָ֫בִ֥ים עֲדַ֣ת מְ֭רֵעִים הִקִּיפ֑וּנִי כָּ֝אֲרִ֗י יָדַ֥י וְרַגְלָֽי

 

ki sevavuni kelavim adath mere’im hiqqiphuni ka’ari yadai weraglai

 

ki: çünkü

sevavuni: kuşattılar

kelavim: köpekler

adath: topluluğu

mere’im: kötüler

hiqqiphuni: sardılar

ka’ari: bir aslan gibi

yadai: ellerim

weraglai: ve ayaklarım

 

Çünkü köpekler kuşattılar beni, kötüler topluluğu sardılar beni, ellerimi ve ayaklarımı bir aslan gibi(Mezmurlar 22:16)

 

Mezmurlar’ın şiirsel metinler olduğunu göz önünde bulundurmak gerekir. Bu nedenle cümlenin bir kısmında kullanılan yüklem, cümlenin diğer kısmı için de geçerlidir. “sardılar” yüklemi, son cümle için de geçerlidir:

 

Çünkü köpekler kuşattılar beni, kötüler topluluğu sardılar beni, [sardılar] ellerimi ve ayaklarımı bir aslan gibi(Mezmurlar 22:16)

 

Benzer durum birçok ayette görülmektedir:

 

Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, peygamberler de yok oldu, içimizden kimse bilmiyor ne zamana dek… (Mezmurlar 74:9)

 

Ne suçsuza ceza kesmek iyidir, ne de görevliyi dürüst davrandığı için dövmek… (Süleyman’ın Özdeyişleri 17:26)

 

Demir demiri biler, insan da insanı… (Süleyman’ın Özdeyişleri 27:17)

 

Eski yazmalar “deliyorlar – they pierce-pierced” mi demektedir?

 

 

Hristiyan misyonerler, yukarıdaki görselde yer alan, MS 70 – 135 yıllarına tarihlendirilen 5/6HevPs belgesinde, “kaaru” kelimesinin yer aldığını ve bunun da “deliyorlar – they pierce-pierced” anlamına geldiğini, Yahudiler tarafından daha sonra “aslan gibi” olarak değiştirildiğini iddia etmektedir.

 

Ancak, “kaaru[kaf – alef – reş – vav] ifadesinin hiçbir anlamı yoktur; İbranice’de böyle bir kelime yoktur.

 

İddialarına göre, 5/6HevPs belgesinde kullanılan kelimenin kökü, “כָּרָה” yani “karah” kelimesidir.

 

karah” kelimesi, İbranice’de “kazmak” anlamına gelir. “karah” kelimesi, İbranice “kaf – reş – he” harflerinden oluşur. “karah” kelimesinde, “א” yani “alef” harfi kullanılmaz!

 

5/6HevPs belgesinde kullanılan kelimede,“א” yani “alef” harfi yer almaktadır! Eğer söz konusu ayette, “kazdılar” denmek istenseydi, “א” yani “alef” harfinin kullanılmaması gerekirdi.

 

Ayrıca, “karah” kelimesi “kazmak” anlamına gelir. Kelimenin “delmek, deşmek” ile ilgisi yoktur.

 

Eğer yazar “delmek, deşmek” kelimesini kullanacak olsaydı, Zekeriya 12:10 ayetinde kullanılan gibi “daqar” kelimesini, Habakkuk 3:14 ayetinde kullanılan “naqav” kelimesini veya Eyüp 16:13 ayetinde kullanılan “palah” kelimesini kullanabilirdi.

 

İbranice’de “kazdılar” anlamına gelen kelime, “karu” [kaf – reş – vav] kelimesidir. “kazdılar” kelimesinin kullanıldığı ayetleri inceleyelim:

 

רֶ֤שֶׁת הֵכִ֣ינוּ לִפְעָמַי֮ כָּפַ֪ף נַ֫פְשִׁ֥י כָּר֣וּ לְפָנַ֣י שִׁיחָ֑ה נָפְל֖וּ בְתֹוכָ֣הּ סֶֽלָה

 

resheth hekhinu liph’amay kaphaph naphshi karu lephanai shichah nophlu vethowkhah selah

 

Ayaklarım için ağ serdiler, çöktüm; yoluma çukur kazdılar, içine kendileri düştüler. Sela (Mezmurlar 57:6)

 

 

הַיְשֻׁלַּ֤ם תַּֽחַת־טֹובָה֙ רָעָ֔ה כִּֽי־כָר֥וּ שׁוּחָ֖ה לְנַפְשִׁ֑י זְכֹ֣ר עָמְדִ֣י לְפָנֶ֗יךָ לְדַבֵּ֤ר עֲלֵיהֶם֙ טֹובָ֔ה לְהָשִׁ֥יב אֶת־חֲמָתְךָ֖ מֵהֶֽם

 

hayshullam tachath-towvah ra’ah ki-karu shuchah lenaphshi zekhor omdi lephaneikha ledabber aleihem towvah lehashiv eth-chamothkha mehem

 

İyiliğe karşı kötülük mü yapmalı? Ama onlar bana çukur kazdılar. Onlara duyduğun öfkeyi yatıştırmak, Onların iyiliğini dilemek için Senin önünde nasıl durduğumu anımsa. (Yeremya 18:20)

 

Yahudi Kutsal Kitabı’nda kökü “karah” kelimesi olan hiçbir kelimede “א” yani “alef” harfi kullanılmamıştır!

 

Kendiniz bakın:

 

 

Anlaşılan o ki, 5/6HevPs belgesinde “ka’ari” yani “aslan gibi” kelimesinin sonundaki “י” yani “yod” yazılırken kazara uzatılması, “ו” yani “vav” harfi gibi görünmesine yol açmıştır.

 

Aynı durum, milattan önce 125 yılına tarihlendirilen Büyük Yeşaya Tomarı‘nda,  Yeşaya 38:13 ayetinde yer alan “ka’ari” yani “aslan gibi” kelimesinde de görülmektedir:

 

 

Bağlam göz önünde alındığında hangi çeviri doğrudur?

 

Mezmurlar 22’nin yazarı Kral Davut’tur. Kral Davut, söz konusu Mezmur’da birçok hayvan benzetmesi kullanmaktadır:

 

Ama ben insan değil, toprak kurduyum, insanlar beni küçümsüyor, halk hor görüyor. (Mezmurlar 22:6)

 

Boğalar kuşatıyor beni, azgın başan boğaları sarıyor çevremi. (Mezmurlar 22:12)

 

Kükreyerek avını parçalayan aslanlar gibi ağızlarını açıyorlar bana. (Mezmurlar 22:13)

 

Kral Davut, Mezmurlar 22:16 ayetinden hemen sonra, 22:17-18’de şöyle demektedir, karşılaştıralım:

 

Çünkü köpekler kuşattılar beni, kötüler topluluğu sardılar beni, ellerimi ve ayaklarımı bir aslan gibi(Mezmurlar 22:16)

 

Canımı kılıçtan, biricik hayatımı köpeğin pençesinden kurtar! Kurtar beni aslanın ağzından, yaban öküzlerinin boynuzundan. Yanıt ver bana! (Mezmurlar 22:17-18)

 

Bağlam göz önüne alındığında, “deldiler – kazdılar”  ifadesinin kullanılmasının hiçbir anlamı, mantığı ve tutarlılığı olmadığı,  “aslan gibi” kelimesinin kullanılmış olmasının ise %100 anlamlı, mantıklı ve tutarlı olduğu açıktır.

 

Mezmurlar 22:16 ayetinde yer alan “ka’ari” kelimesini “aslan gibi” olarak tercüme eden Hristiyan tercümeler var mıdır?

 

ka’ari” kelimesini “aslan gibi” olarak tercüme eden Hristiyan tercümeleri vardır:

 

Dogs surround me; a pack of evil people circle me like a lion – oh, my poor hands and feet! (CEB)

 

Because dogs have surrounded me; a gang of evildoers has encircled me. Like the lion [they are at] my hands and my feet. (LEB)

 

Septuaginta’nın “kazdılar” ifadesini kullanması kanıt mıdır?

 

Hristiyan misyonerler, İsa’dan yüzlerce yıl önce, 70 Yahudi bilgin tarafından Tanah’ın Grekçe’ye çevrildiğini ve Mezmurlar 22:16 ayetinde yer alan söz konusu kelimenin Grekçe’ye “kazdılar” olarak tercüme edildiğini bu nedenle de “aslan gibi” kelimesinin yer almadığını, tercümenin de İsa’dan önce Rabbiler tarafından yapıldığı için güvenilir olduğunu ve İsa’dan sonra Yahudilerin “kazdılar” kelimesini “aslan gibi” kelimesi ile değiştirdiğini iddia etmektedirler.

 

İlgili Grekçe metni ve transliterasyonunu inceleyelim:

 

ὅτι ἐκύκλωσάν με κύνες πολλοί συναγωγὴ πονηρευομένων περιέσχον με ὤρυξαν χεῗράς μου καὶ πόδας

 

hóti ekýklōsán me kýnes polloí synagōgḕ ponēreuoménōn periéschon me ryxan cheï̂rás mou kaì pódas

 

ὤρυξαν” yani “ryxan” kelimesi, “kazdılar” anlamına gelmektedir.

 

Ancak Hristiyan misyonerlerin gizledikleri bir gerçek vardır:

 

Septuaginta, yetmiş Yahudi bilgin tarafından yapılan, yalnızca Tora’nın [Yaratılış – Mısır’dan Çıkış – Levililer – Çölde Sayım – Yasa’nın Tekrarı] Grekçe’ye tercümesidir. Tüm Yahudi Kutsal Kitabı’nın tercümesi değildir.

 

Milattan önce 2. yüzyıla ait olan “Aristeas’ın Philocrates’e mektubu” ve birinci yüzyılda yaşamış olan tarihçi Flavius Josephus’a ait “Antiquities of the Jews” adlı eser, Septuaginta’nın yalnızca Tora’nın tercümesi olduğunu onaylamaktadır.

 

Hristiyan misyonerler, “Nahal Hever” mağarasında bulunan ve milattan önce yaklaşık 25 – 50 yılına tarihlenen, “İbranice: Trei Asar – Küçük Peygamberler” kitaplarının Grekçe tercümelerinin yer aldığı yazmaları göstererek, Septuaginta’nın tüm Yahudi Kutsal Kitabı’nın tercümesi olduğunu iddia etmektedirler.

 

Bu yazmalar, Septuaginta’nın, tüm Yahudi Kutsal Kitabı’nın Grekçe tercümesi olduğuna dair bir kanıt değildir. Elbette, Yahudi Kutsal Kitabı’nın diğer kitaplarına ait Grekçe tercümeler yapılmış olabilir. Ancak bu tercümeler, 70 Yahudi bilgin tarafından yapılan Septuaginta’nın parçası değildir. Bu tercümelerin, kimler tarafından yapıldığı belli değildir.

 

Günümüzde, Septuaginta olarak kullanılan metin, Hristiyan teologlar tarafından hazırlanan, sırasıyla milattan sonra 300 – 325 ile 330 – 360 yıllarına tarihlendirilen Codex Vaticanus ile Codex Sinaiticus’ta yer alan metindir.

 

Hristiyan İncili’nin [Eski ve Yeni Antlaşma] Latince tercümesi Vulgate’nin çevirmeni olan kilise babası Jerome, 1. Tarihler kitabına yazdığı önsözde, yaşadığı dönemde [347 – 420] Yahudi Kutsal Kitabı’nın birçok Grekçe tercümesi olduğundan söz etmektedir:

 

Hesychius Tercümesi, Lucian Tercümesi, Origen – Eusebius – Pamphilius Tercümesi, Theodotion Tercümesi

 

Bu tercümelerin hiçbiri Yahudi bilginler tarafından yapılmamış olup, Hristiyan teologlar tarafından – Hristiyan İncili ile uyumlu bir Yahudi Kutsal Kitabı – oluşturmak için üretilmiştir.

 

Codex Vaticanus ve Codex Sinaiticus’ta yer alan Grekçe metin; Hristiyan misyonerlerin umarsızca savunduğu sözde Septuaginta, bu tercümelere dayanmaktadır.

 

Hristiyan teolog Origen [184-253] Africanus’a mektubunda şöyle söylemektedir;

 

Kiliselerimizde kullanılmakta olan nüshaları sahte olarak derhal reddedip, kardeşlerimizden aralarında bulunan kutsal kitapları ayırmasını ve Yahudiler’in gönlünü alıp, onları üzerinde oynama yapılmamış, sahtecilikten uzak nüshaları bize vermeye ikna etmelerini isteyeceğiz.

 

Hristiyan teolog Origen, Codex Vaticanus ve Codex Sinaiticus’un hazırlanışından önce, yazdığı mektubunda, kiliselerinde kullanılan metinlerin halini gözler önüne sermektedir.

 

Dolayısıyla, Septuaginta’nın hiçbir doğruluğu ve güvenilirliği yoktur. Tamamen bozulmuş ve yozlaşmış bir metindir.

 

Üstelik Mezmurlar 22’ye ait milattan önceye dayanan hiçbir Grekçe elyazması yoktur.

 

Tüm bu nedenlerden dolayı, Septuagint olduğu iddia edilen metin kanıt olarak gösterilemez.

 

 

 

 

Tanrınız Aşem’in ardından yürüyün ve [yalnız] O’ndan çekinin, O’nun emirlerini gözetin ve O’nun Sözü’nü dinleyin, O’na ibadet edin ve O’na yapışın. (Yasa’nın Tekrarı 13:5)

One thought on “Mezmurlar 22:16 ayetinde “ellerimi, ayaklarımı deliyorlar” ifadesi mi yer almaktadır?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir