Tora Bilgisi

Put ve Putperestlik

Yahudi Kutsal Kitabı, putlara tapmayı kesinlikle yasaklar:

Kendine, [bu tanrıları temsil edecek şekilde] yukarıda, göklerdeki; veya aşağıda, yeryüzündeki; veya yer [seviyesi] altında, sudaki hiçbir şeyin oyma heykelini ya da resmini yapma. [Bu tanrılara] Eğilme ve onlara ibadet etme. Çünkü Ben -Tanrın Aşem- ödün vermeyen Tanrı’yım. (Mısır’dan Çıkış 20:4-5)

Kendinize sahte tanrılar yapmayın. Kendinize [putperest amaçlı] heykel veya anıt dikmeyin. Ülkenizde, üzerinde eğilmek üzere şekilli taşlar yerleştirmeyin -zira Tanrınız Ben’im- Aşem. (Levililer 26:1)

Değersiz putlara bel bağlayanlardan tiksinirim, Tanrı’ya güvenirim ben. (Mezmurlar 31:6)

Değersiz puta tapanlar, vefasızlık etmiş olurlar. (Yunus 2:8)

İnsanın biçim verdiği oyma ya da dökme putun ne yararı var ki aldatmaktan başka? Putu yapan, yaptığına güvenir. Ama yaptığı ne ki, dilsiz puttan başka. Tahta puta canlan diyenin, dilsiz taşa uyan diyenin vay haline! Put yol gösterebilir mi? Altınla, gümüşle kaplanmış ama içinde yaşam soluğu yok. (Habakkuk 2:18-19)

Midraş, Terah, oğulları Avraam ve Aran ve Kral Nimrod arasında geçen şu olayı anlatır:

Rabbi Hiyya dedi ki: ‘Terah bir put üreticisiydi. Bir keresinde bir yere gitti ve Avraam’ı onları satması için yerine  bıraktı.  Bir adam geldi ve bir tane almak istedi. Avraam adama: ‘Kaç yaşındasın?’ diye sordu. O da ’Elli yaşında’ dedi. Avraam: ‘Elli yaşındayken bir günlük nesneye ibadet edecek böyle bir adama yazıklar olsun!’ dedi. Başka bir seferde bir kadın bir tabak un ile geldi ve ona: ‘Bunu al ve onlara sun.’ dedi. Bu yüzden bir sopa aldı ve onları kırdı ve sopayı en büyüğünün eline koydu. Babası döndüğünde, “Onlara ne yaptın?” dedi. Avraam: ‘Bunu senden gizleyemem. Bir kadın güzel bir yemek tabağı ile geldi ve onlara sunmamı istedi. Biri ‘İlk benim yemem gerekli.’ derken öteki de ‘İlk benim yemem gerekli.’ dedi. Bunun üzerine en büyüğü kalktı, sopayı aldı ve onları kırdı.’ dedi. Terah: ‘Neden benimle dalga geçiyorsun? Onların hiç bilgisi var mı?’ dedi. Avraam: ‘Ağzından çıkanı kulağın duymuyor mu senin?’ dedi. Bunu üzerine Terah onu yakaladı ve Nimrod’a teslim etti.  Nimrod: ‘Ateşe tapınalım dedi.’ Avraam: ‘Ateşi söndüren suya tapınalım.’ dedi. Nimrod: ‘Suya tapınalım dedi.’ Avraam: ‘Suyu taşıyan bulutlara tapınalım.’ dedi. Nimrod: ‘O zaman bulutlara tapınalım.’ dedi. Avraam: ‘Bulutları dağıtan rüzgara tapınalım.’ dedi. Avraam: ‘Rüzgara karşı koyabilen insanlara tapınalım.’ dedi. Nimrod: ‘Sen sadece ağız dalaşı yapıyorsun, biz ateşten başka hiçbir şeye tapınmayacağız. Bakın! Sizi oraya (ateşe) atacağım ve ibadet ettiğiniz Tanrınız gelsin de sizi kurtarsın!’ dedi. Aran da orada kararsız duruyordu. ‘Eğer Avraam galip gelirse Avraam’ın inancına sahip olduğumu söyleyeceğim, Nimrod galip gelirse Nimrod’un tarafında olduğumu söyleyeceğim.’ diye düşündü. Avraam ateş fırınına atılıp kurtarıldığında Nimrod ona: ‘Kimin inancındansın?’ diye sordu.  O da ‘Avraam’ın’ diye cevap verdi. Bunun üzerine onu yakaladı ve ateşe attı, iç organları yandı ve babasının önünde öldü. Bundan dolayı, Aran, babası Terah’ın önünde, doğduğu yer olan Ur Kasdim’de öldü. (Yaratılış 11:28) yazılmıştır. (Midraş – Bereşit Rabba 38:13) (Ayrıca bakınız.)

Eski putperestlerin taptığı Baal, Moleh, Lat, Menat ve Uzzah gibi putlar.

Put, yalnızca taştan tahtadan heykellerden, imgelerden ibaret değildir. Tanrı dışında yönelinen her türlü varlık veya kavram, edinilen amaç puttur.

Örneğin Üçlübirlik doktrini bir putperestlik örneğidir. Şunu söyleyebiliriz ki, putperestlikten daha kötüdür. Çünkü On Emir’de, Mısır’dan Çıkış 20:4-5’te putlara tapma yasağı yer alır. Bir önceki ayette ise şu emir yer alır:

Benim Önümde, senin için başka tanrılar olmasın. (Mısır’dan Çıkış 20:3)

‘Benim Önümde’ ifadesi şu anlama gelir: Sakın, beni tanrınız olarak kabul edip de benimle birlikte, benim yanımda başka bir tanrıya tapmayın!

Hristiyanlar her şeyi yaratan Baba Tanrı’ya inanırlar. Ama onun yanında başka kişilere de tanrı diye taparlar. İşte bu, putlara tapmaktan daha kötüdür.

Yahudiliğin 13 inanç esasından bir tanesi de yalnızca Tanrı’ya dua etmektir. Tanrı dışında başka bir varlığa – oyma putlar, melekler, gök cisimleri, insanlar, hayvanlar vb. – dua etmek, o varlıkları put edinmek demektir ve kesinlikle yasaktır.

Servet, şöhret, beğeni, mevki, güç gibi değer ve kavramlar, Tanrı’nın önüne geçerek hayatın amacı hale geliyor ve insan ile Tanrı arasında bir engel oluşturuyorsa, bunlar da birer put haline gelir. Yahudi Kutsal Kitabı şöyle der:

Her şey duyuldu, sonuç şu: Tanrı’ya saygı göster, buyruklarını yerine getir, çünkü her insanın görevi budur. (Vaiz 12:13)

Tanrı’ya ulaşmak için aracılar oluşturmak, aracılar yerleştirmek de putperestliktir. Örneği ‘altın buzağı’ olayı:

Halk Musa’nın dağdan inmekte geciktiğini gördü. Harun’un çevresine toplanan halk, ona “Kalk; bize önümüzde gidecek bir yol gösterici yap” dediler. “Çünkü şu Musa – bizi Mısır’dan çıkaran kişi –  ona ne olduğunu bilmiyoruz.” Harun onlara “Eşlerinizin, oğul ve kızlarınızın kulaklarındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin” dedi. Tüm halk, kulaklarındaki altın küpeleri çıkardı. [Bunları] Harun’a getirdiler. [Harun, getirdiklerini] Ellerinden aldı, onu bir kumaşın içinde topladı ve bunu dökme bir buzağı haline getirdi. [İçlerinden bazıları] “Seni Mısır’dan çıkaran tanrın budur ey İsrail!” dediler. (Mısır’dan Çıkış 32:1-4)

Halk, doğrudan altın buzağıya Tanrı olarak tapmadı, onu Tanrı ile kendileri arasında, Tanrı’ya ulaştıracak bir aracı olarak gördükleri için taptılar. Bir sonraki ayet bunu kanıtlar nitelikte:

Harun [durumu] görünce, önünde bir sunak inşa etti. Sonra Harun bir duyuruda bulunarak “Yarın Tanrı adına bayramdır!” dedi. (Mısır’dan Çıkış 32:5)

Ayette Tanrı olarak çevirdiğimiz kelime Tanrı’nın ismidir: יהוה

Hristiyan İncili de Tanrı ile insan arasına olmazsa olmaz bir aracı yerleştirir:

İsa, “Yol, gerçek ve yaşam benim” dedi. “Benim aracılığım olmadan Baba’ya kimse gelemez. (Yuhanna 14:6)

Çünkü tek Tanrı ve Tanrı’yla insanlar arasında tek aracı vardır. O da insan olan ve kendisini herkes için fidye olarak sunmuş bulunan Mesih İsa’dır. (1. Timoteos 2:5-6)

Bundan dolayı bu da bir putperestliktir.

Hristiyan Ortodoks Kilisesi şöyle öğretir:

‘Haç, bizi göklere çıkaran merdivendir. Haç, bizi denenmelerden korur, tehlikelerden kurtarır, üzüntülerimizi teselli eder, her ihtiyacımızda bize yardım eder. Haç dulları ve yetimleri korur. Haç’ı gören kişi cesaretle dolar ve korkaklığı defeder.’ (bakınız)

Haçı Tanrı ile aralarına aracı koyup ve Tanrı’nın vasıflarını ona atfetmekteler. Ayrıca ‘Kutsal Haça Secde Pazarı‘ adında özel günleri var ve tahtanın önünde eğiliyorlar. Ayrıca ‘ikona’ ismini verdikleri resimlerin önünde eğiliyorlar. Doğrudan Tanrı’nın şu emirlerini çiğniyorlar:

Kendine, [bu tanrıları temsil edecek şekilde] yukarıda, göklerdeki; veya aşağıda, yeryüzündeki; veya yer [seviyesi] altında, sudaki hiçbir şeyin oyma heykelini ya da resmini yapma. [Bu tanrılara] Eğilme ve onlara ibadet etme. Çünkü Ben -Tanrın Aşem- ödün vermeyen Tanrı’yım. (Mısır’dan Çıkış 20:4-5)

Kendinize sahte tanrılar yapmayın. Kendinize [putperest amaçlı] heykel veya anıt dikmeyin. Ülkenizde, üzerinde eğilmek üzere şekilli taşlar yerleştirmeyin -zira Tanrınız Ben’im- Aşem. (Levililer 26:1)

[Topraklarını] Miras almak üzere olduğunuz ulusların kendi ilahlarına taptıkları, yüksek dağların üstünde, tepelerin üstünde ve her gür ağacın altında [bulunan] tüm yerleri tamamen yok etmelisiniz. Sunaklarını tahrip edin, anıtlarını parçalayın, aşeralarını ateşte yakın, ilahlarının heykellerini kesin ve isimlerini o yerden yok edin. Tanrınız Aşem’e bu şekilde yapmayın. (Yasa’nın Tekrarı 12:2-4)

İşte bu putperestliktir.

Budist ve Hindular da aynı şekilde:

 

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir