Tora Bilgisi

Septuaginta ve Gerçekler

Septuaginta nedir?

 

Hristiyan Ortodoks Kilisesi’nin iddialarına göre, İsa’dan önce 250 yılında 70 Rabbi Yahudi Kutsal Kitabı’nı  Grekçe’ye çevirmiştir. 70 Rabbi tarafından tercüme edilmesi nedeniyle yapılmış olan çeviriye ‘yetmişler’ anlamına gelen ‘Septuaginta’ adı verilmiştir.

 

Ortodoks Kilisesi, ellerinde bulunan Septuaginta’nın doğru ve güvenilir olduğunu, İbranice Masoretik Metnin ise Hristiyan İncili’nin inanılırlığını yok etmek amacıyla Yahudiler tarafından düzenlendiğini ve güvenilmez olduğunu iddia etmektedirler.

 

Şöyle demektedirler;

 

Yeni Antlaşma içindeki Eski Antlaşma alıntılarının büyük bir çoğunluğu ilk kaynak olarak Septuagint’ayı kullanmış. Yeni Antlaşma metinlerinin güvenilirliği ve doğruluğu tamamen Septuaginta’nın doğru bir çeviri olmasına bağlı. Septuagint’in güvenilirliğine şüphe düşürürseniz Yeni Antlaşma kalmaz.

 

Gerçekten de Hristiyan İncili, ellerinde bulunan, doğru ve güvenilir olduğunu iddia ettikleri Septuaginta ile çok daha uyumludur. Hiçbir Hristiyan bunun aksini iddia edemez.

 

Ortodoks Kilisesi’ne göre;

 

Septuaginta, İsa’dan 250 yıl önce oluşturulduğuna göre hiçbir Hristiyan müdahelesi bulunamaz ve Hristiyan İncili ile de uyumlu olduğuna göre demek ki Septuaginta gerçekten de doğru ve güvenilir ve İbranice Masoretik Metin yanlış ve güvenilmezdir.

 

Ayrıca şöyle demektedirler;

 

Masoretik metin Septuagint’ten yüzlerce yerde farklılık gösterir.

 

Gerçekten de öyledir. Masoretik Metin ile Septuaginta arasında yüzlerce farklılık bulunmaktadır. Bu da şu anlama gelir; her ikisi de aynı anda doğru ve güvenilir olamaz.

 

Peki Septuaginta konusunda gizlenen gerçek nedir?

 

Orijinal Septuaginta, yalnızca Tora’nın [Yaratılış – Mısır’dan Çıkış – Levililer – Çölde Sayım – Yasa’nın Tekrarı] Grekçe’ye çevirisidir!

 

Septuaginta’ya yapılan ilk atıf milattan önce 2. yüzyıla ait olan Aristeas’ın Philocrates’e  mektubunda yer alır ve yalnızca Tora’nın çevirisi olduğunu onaylar.

 

Birinci yüzyılda yaşamış olan tarihçi Flavius Josephus,  Antiquities of the Jews adlı eserinde yalnızca Tora’nın Grekçe’ye tercüme edildiğini onaylamaktadır.

 

Yani iddia edildiği gibi, Septuaginta tüm Yahudi Kutsal Kitabı’nın tercümesi değildi. Orijinal Septuaginta ise maalesef günümüzde mevcut değildir.

 

Peki Ortodoks Kilisesi’nin elindeki Grekçe metin nereden geldi?

 

Hristiyan İncili’nin [Eski ve Yeni Antlaşma] Latince tercümesi Vulgate’nin çevirmeni olan kilise babası Jerome, 1. Tarihler kitabına yazdığı önsözde, yaşadığı dönemde [347 – 420] Yahudi Kutsal Kitabı’nın birçok Grekçe tercümesi olduğundan söz etmektedir;

 

Hesychius Tercümesi

Lucian Tercümesi

Origen – Eusebius – Pamphilius Tercümesi

Theodotion Tercümesi

 

Bu tercümelerin hiçbiri Yahudiler tarafından yapılmamış olup Hristiyan teologlar tarafından – Hristiyan İncili ile uyumlu bir Yahudi Kutsal Kitabı – oluşturmak için üretilmiştir.

 

Ortodoks Kilisesi’nin ellerinde bulunan ve doğru ve güvenilir olduğunu iddia ettikleri Septuaginta işte bu tercümelerden türetilmiştir. Bu nedenle hiçbir doğruluğu ve güvenilirliği bulunmamaktadır.

 

Hristiyan teolog Origen [184-253] Africanus’a mektubunda şöyle söylemektedir;

 

Kiliselerimizde kullanılmakta olan nüshaları sahte olarak derhal reddedip, kardeşlerimizden aralarında bulunan kutsal kitapları ayırmasını ve Yahudiler’in gönlünü alıp, onları üzerinde oynama yapılmamış, sahtecilikten uzak nüshaları bize vermeye ikna etmelerini isteyeceğiz.

 

Origen, daha o zaman kiliselerde kullanılan nüshaların bozulmuş olduğunu itiraf etmektedir!

 

Gelelim değiştirme iddialarına;

 

Yeşaya 7:14 “bakire” sözcüğü “genç kadın” ile değiştirilmiştir.

 

Matta 1:23, Yeşaya 7:14’ü alıntılayarak Mesih’in bir bakireden doğacağının önceden bildirildiğini iddia eder.

 

Matta 1:23’ü orijinal Grekçe metni ve transliterasyonu ile inceleyelim;

 

ἰδοὺ ἡ παρθένος ἐν γαστρὶ ἕξει καὶ τέξεται υἱόν, καὶ καλέσουσιν τὸ ὄνομα αὐτοῦ ἐμμανουήλ, ὅ ἐστιν μεθερμηνευόμενον μεθ᾽ ἡμῶν ὁ θεός.

 

idoù hē parthénos en gastrì héxei kaì téxetai hyión, kaì kalésousin tò ónoma autoû emmanouḗl, hó estin methermēneuómenon meth᾽ hēmō̂n ho theós.

 

 İşte, kız [bakire] gebe kalıp bir oğul doğuracak; adını İmmanuel koyacaklar. İmmanuel, Tanrı bizimle demektir. (Matta 1:23)

 

Matta, “bakire” yani παρθένος [parthénos] kelimesini kullanmaktadır.

 

Yeşaya 7:14’ü İbranice Masoretik Metin ve transliterasyonu ile inceleyelim;

 

לָ֠כֵן יִתֵּ֨ן אֲדֹנָ֥י ה֛וּא לָכֶ֖ם אֹ֑ות הִנֵּ֣ה הָעַלְמָ֗ה הָרָה֙ וְיֹלֶ֣דֶת בֵּ֔ן וְקָרָ֥את שְׁמֹ֖ו עִמָּ֥נוּ אֵֽל

 

lākēn yittēn ʾădōnāy hûʾ lākem ʾōwt hinnē hāʿalmâ hārāh wĕyōledet bēn wĕqārāʾt šĕmōw ʿimmānû ʾēl.

 

İbranice ‘almâ’ kelimesi ‘genç kız/kadın’ anlamına gelir ve bakireliği ifade etmez. Sadece yaş ile ilgilidir ve kişinin cinsel geçmişi ile ilgisi yoktur. İbranice Yahudi Kutsal Kitabı’nda ‘bakire’ anlamına gelen kelime ‘בְּתוּלָה’ yani ‘bethula’ kelimesidir. İki İbranice kelime birbirleri yerine kullanılamaz.

 

Ortodoks Kilisesi, İbranice Masoretik Metin’de Yeşaya 7:14 ayetinde “bakire” kelimesinin bulunmadığını, onun yerine “genç kız/kadın”  kelimesinin bulunduğunu kabul etmektedir.

 

Yeşaya 7:14’ü Septuaginta çevirisi ve transliterasyonu ile inceleyelim;

 

διὰ τοῦτο δώσει κύριος αὐτὸς ὑμῖν σημεῖον· ἰδοὺ ἡ παρθένος ἐν γαστρὶ ἕξει καὶ τέξεται υἱόν, καὶ καλέσεις τὸ ὄνομα αὐτοῦ Εμμανουηλ.

 

dià toûto dṓsei kýrios autòs hymîn sēmeîon: idoù hē parthénos en gastrì héxei kaì téxetai hyión, kaì kaléseis tò ónoma autoû Emmanouēl

 

Bundan ötürü Rab’bin kendisi size bir belirti verecek: İşte, kız [bakire] gebe kalıp bir oğul doğuracak; adını İmmanuel koyacak. (Yeşaya 7:14)

 

Septuaginta, “bakire” yani παρθένος [parthénos] kelimesini kullanmaktadır.

 

Ancak Ölü Deniz Kumran metinlerinden birisi olan Büyük Yeşaya Tomarı’na baktığımızda almâ’ yani genç kız/kadın kelimesinin kullanıldığını görüyoruz;

 

Büyük Yeşaya Tomarı (1QIsa), 1947’de Kumran’da keşfedilen orijinal yedi Ölü Deniz Tomarlarından biridir. Yahudi Kutsal Kitabı tomarlarının en büyüğüdür (734 cm) ve en iyi korunmuş olanıdır ve neredeyse tamamlanmış olanıdır. Yeşaya’nın 66 bölümünün tamamını içerir. İsa’dan önce 125 yılına aittir ve Kumran’daki en eski tomarlardan bir tanesidir.

Büyük Yeşaya Tomarında almâ’ yani genç kız/kadın kelimesinin kullanılması Yahudilerin Yahudi Kutsal Kitabı’nı koruduklarını, iddia edildiği gibi İsa’dan sonra herhangi bir değişiklik yapılmadığını kanıtlar.

 

Ayrıca Matta ile Septuaginta çocuğun ismini kimin koyacağı konusunda anlaşamamaktadır;

 

idoù hē parthénos en gastrì héxei kaì téxetai hyión, kaì kalésousin tò ónoma autoû emmanouḗl, hó estin methermēneuómenon meth᾽ hēmō̂n ho theós. (Matta 1:23)

 

İşte, kız [bakire] gebe kalıp bir oğul doğuracak; adını İmmanuel koyacaklar. İmmanuel, Tanrı bizimle demektir. (Matta 1:23)

 

dià toûto dṓsei kýrios autòs hymîn sēmeîon: idoù hē parthénos en gastrì héxei kaì téxetai hyión, kaì kaléseis tò ónoma autoû Emmanouēl (Yeşaya 7:14)

 

Bundan ötürü Rab’bin kendisi size bir belirti verecek: İşte, kız [bakire] gebe kalıp bir oğul doğuracak; adını İmmanuel koyacak. (Yeşaya 7:14)

 

Hristiyan İncili ve Septuaginta Arasındaki Büyük Fark

 

İsa bunu bildiği için oradan ayrıldı. Birçok kişi ardından gitti. İsa hepsini iyileştirdi. Kim olduğunu açıklamamaları için onları uyardı. Bu, Peygamber Yeşaya aracılığıyla bildirilen şu söz yerine gelsin diye oldu:

İşte kulum, onu ben seçtim. Gönlümün hoşnut olduğu sevgili kulum odur. Ruhum’u onun üzerine koyacağım, o da adaleti uluslara bildirecek. Çekişip bağırmayacak, sokaklarda kimse onun sesini duymayacak. Ezilmiş kamışı kırmayacak, tüten fitili söndürmeyecek ve sonunda adaleti zafere ulaştıracak. Uluslar da onun adına umut bağlayacak. (Matta 12:15-21)

 

Matta burada Yeşaya 42:1-4’ten alıntı yaparak söz konusu kulun Mesih yani İsa olduğunu iddia etmektedir;

 

İşte kendisine destek olduğum, gönlümün hoşnut olduğu seçtiğim kulum! Ruhum’u onun üzerine koydum. Adaleti uluslara ulaştıracak. Bağırıp çağırmayacak, sokakta sesini yükseltmeyecek. Ezilmiş kamışı kırmayacak, tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak. Yeryüzünde adaleti sağlayana dek umudunu, cesaretini yitirmeyecek. Kıyı halkları onun yasasına umut bağlayacak. (Yeşaya 42:1-4) [İbranice Masoretik Metin]

 

Oysa Yeşaya 42:1-4’te sözü edilen kul Mesih değil Yakup soyu yani İsrail halkıdır. Bakınız.

 

Matta ile Masoretik Metin arasında ufak farkların dışındaki en büyük fark; “kıyı halkları onun yasasına umut bağlayacak” ayetinin “uluslar da onun adına umut bağlayacak” ifadesi ile değiştirilmesidir.

 

Peki Septuaginta ne söylemektedir?

 

Matta 12:21’i orijinal Grekçe metni ve transliterasyonu ile inceleyelim;

 

καὶ τῶ ὀνόματι αὐτοῦ ἔθνη ἐλπιοῦσιν.

 

kaì tō̂ onómati autoû éthnē elpioûsin.

 

Uluslar da onun adına umut bağlayacak. (Matta 12:21)

 

Yeşaya 42:4’ü Septuaginta çevirisi ve transliterasyonu ile inceleyelim;

 

ἀναλάμψει καὶ οὐ θραυσθήσεται ἕως ἂν θῇ ἐπὶ τῆς γῆς κρίσιν καὶ ἐπὶ τῷ ὀνόματι αὐτοῦ ἔθνη ἐλπιοῦσιν.

 

analámpsei kaì ou thrausthḗsetai héōs àn thē̂i epì tē̂s gē̂s krísin kaì epì tō̂i onómati autoû éthnē elpioûsin.

 

Yeryüzünde adaleti kurana dek parlayacak ve cesareti kırılmayacak: ve uluslar da onun adına umut bağlayacak. (Yeşaya 42:4)

 

Görüldüğü üzere Matta ile Septuaginta; Matta 12:21 – Yeşaya 42:4 uyumludur.

 

Ancak;

 

Matta 12:18 – Yeşaya 42:1 tamamen farklıdır!

 

Matta 12:18’i orijinal Grekçe metni ve transliterasyonu ile inceleyelim;

 

ἰδοὺ ὁ παῖς μου ὃν ᾑρέτισα, ὁ ἀγαπητός μου εἰς ὃν εὐδόκησεν ἡ ψυχή μου· θήσω τὸ πνεῦμά μου ἐπ᾽ αὐτόν, καὶ κρίσιν τοῖς ἔθνεσιν ἀπαγγελεῖ.

 

idoù ho paîs mou hòn hēirétisa, ho agapētós mou eis hòn eudókēsen hē psychḗ mou: thḗsō tò pneûmá mou ep᾽ autón, kaì krísin toîs éthnesin apangeleî.

 

İşte kulum, onu ben seçtim. Gönlümün hoşnut olduğu sevgili kulum odur. Ruhum’u onun üzerine koyacağım, o da adaleti uluslara bildirecek. (Matta 12:18)

 

Yeşaya 42:1’i Septuaginta çevirisi ve transliterasyonu ile inceleyelim;

 

ιακωβ ὁ παῖς μου ἀντιλήμψομαι αὐτοῦ ισραηλ ὁ ἐκλεκτός μου προσεδέξατο αὐτὸν ἡ ψυχή μου ἔδωκα τὸ πνεῦμά μου ἐπ’ αὐτόν κρίσιν τοῖς ἔθνεσιν ἐξοίσει.

 

iakōb ho paîs mou antilḗmpsomai autoû israēl ho eklektós mou prosedéxato autòn hē psychḗ mou édōka tò pneûmá mou ep’ autón krísin toîs éthnesin exoísei

 

Yakup benim kulum, ona yardım edeceğim; İsrail benim seçtiğim, ruhum onu kabul etti; ruhumu onun üzerine koydum; uluslara adaleti o  getirecek. (Yeşaya 42:1)

 

Septuaginta’da Matta’nın aksine sözü edilen kulun Mesih değil açıkça Yakup soyu ve İsrail olduğu belirtilmektedir!

 

Sonuç olarak; Matta hem İbranice Masoretik Metin ile hem de Septuaginta ile çelişmektedir. Bu da Ortodoks Kilisesi için büyük bir sorun meydana getirmektedir;

 

Matta doğru ise Septuaginta yanlıştır; Septuaginta doğru ise Matta yanlıştır.

 

Hatırlayalım;

 

Yeni Antlaşma içindeki Eski Antlaşma alıntılarının büyük bir çoğunluğu ilk kaynak olarak Septuagint’i kullanmış. Yeni Antlaşma metinlerinin güvenilirliği ve doğruluğu tamamen Septuagint’in doğru bir çeviri olmasına bağlı. Septuagint’in güvenilirliğine şüphe düşürürsen Yeni Antlaşma kalmaz.

 

Septuaginta’nın bozulmuş ve güvenilir olmadığını kanıtladık. Bu durumda büyük oranda Septuaginta ile uyumlu olan Hristiyan İncili’nin doğruluğu ve güvenilirliği kalmamış, yerle bir olmuştur.

 

 

 

Tanrınız Aşem’in ardından yürüyün ve [yalnız] O’ndan çekinin, O’nun emirlerini gözetin ve O’nun Sözü’nü dinleyin, O’na ibadet edin ve O’na yapışın. (Yasa’nın Tekrarı 13:5)

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

1 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir