Tora Bilgisi

Şeytan kimdir?

Hristiyan İncili’nde ve Hristiyan teolojisinde Şeytan

 

Hristiyan İncili’nde Şeytan veya İblis, bu dünyanın egemeni, bu çağın tanrısı, büyük ejderha, katil, yalancı, yalanın babası, günahkâr ve sonunda cezalandırılacak birisi olarak anlatılmaktadır;

 

Bu dünya şimdi yargılanıyor. Bu dünyanın egemeni şimdi dışarı atılacak. (Yuhanna 12:31)

 

Tanrı’nın görünümü olan Mesih’in yüceliğiyle ilgili Müjde’nin ışığı imansızların üzerine doğmasın diye, bu çağın tanrısı onların zihinlerini kör etmiştir. (2. Korintliler 4:4)

 

Büyük ejderha – İblis ya da Şeytan denen, bütün dünyayı saptıran o eski yılan – melekleriyle birlikte yeryüzüne atıldı. (Vahiy 12:9)

 

Siz babanız İblis’tensiniz ve babanızın arzularını yerine getirmek istiyorsunuz. O başlangıçtan beri katildi. Gerçeğe bağlı kalmadı. Çünkü onda gerçek yoktur. Yalan söylemesi doğaldır. Çünkü o yalancıdır ve yalanın babasıdır. (Yuhanna 8:44)

 

Günah işleyen, İblis’tendir. Çünkü İblis başlangıçtan beri günah işlemektedir. Tanrı’nın Oğlu, İblis’in yaptıklarına son vermek için ortaya çıktı. (1. Yuhanna 3:8)

 

Sonra solundakilere şöyle diyecek: ‘Ey lanetliler, çekilin önümden! İblis’le melekleri için hazırlanmış sönmez ateşe gidin! (Matta 25:41)

 

Katolik Kilisesi Din ve Ahlak İlkeleri ise şöyle demektedir;

 

Şeytan ne demektir?

Şeytan, daima bizi günaha sürüklemek isteyen tüm kötü melekler ve onların başıdır. (Madde 348)

 

Lucifer kimdir?

 

Lucifer, Latince bir kelimedir. Kilise babası Jerome tarafından Grekçe Hristiyan İncili’nin [Eski ve Yeni Antlaşma] Latince’ye tercümesi olan Vulgate’de, Yeşaya 14:12’ge geçmektedir;

 

Quomodo cecidisti de cælo, Lucifer, qui mane oriebaris? Corruisti in terram, qui vulnerabas gentes?

 

Ey parlak yıldız, seherin oğlu, göklerden nasıl da düştün! Ey ulusları ezip geçen, nasıl da yere yıkıldın! (Yeşaya 14:12)

 

Hristiyanlar, Yeşaya 14:12’de sözü edilen ‘göklerden düşen parlak yıldız – seherin oğlu’nun Satan olduğuna inanırlar;

 

İsa onlara şöyle dedi: “Şeytan’ın gökten yıldırım gibi düştüğünü gördüm. (Luka 10:18)

 

Yeşaya 14:12 Satan’dan mı söz etmektedir?

 

Elbette hayır! Ayetleri bağlam içerisinde inceleyelim;

 

Çünkü RAB Yakup soyuna acıyacak, İsrail halkını yine seçip Topraklarına yerleştirecek. Yabancılar da Yakup soyuna katılıp onlara bağlanacak. Uluslar İsrail halkını İsrail topraklarına götürecekler. İsrail halkı RAB’bin verdiği topraklarda onları Erkek ve kadın köle olarak sahiplenecek. Kendisini tutsak edenleri tutsak edecek, Kendisini ezenlere egemen olacak. RAB İsrail halkını acıdan, sıkıntıdan ve yaptığı ağır işlerden kurtardığı gün Babil Kralı’nı alaya alarak, “Halkı ezenin nasıl da sonu geldi!” diyecekler, “Zorbalığı nasıl da sona erdi!” RAB kötülerin değneğini, egemenlerin asasını kırdı. O asa ki, halklara gazapla vurdukça vurdu, ulusları öfkeyle, dinmeyen zulümle yönetti. Bütün dünya esenlik ve barış içinde sevinçle haykırıyor. Lübnan’ın çam ve sedir ağaçları bile kralın yok oluşuna seviniyor. “Onun ölümünden beri kimse bizi kesmeye gelmiyor” diyorlar. Toprağın altındaki ölüler diyarı Babil Kralı’nı karşılamak için sabırsızlanıyor. Onun gelişi ölüleri, dünyanın eski önderlerini heyecanlandırıyor; ulusları yönetmiş kralları tahtlarından ayağa kaldırıyor. Hepsi ona seslenip diyecekler ki, “Sen de bizim gibi gücünü yitirdin, bize benzedin.” Görkemin de çenklerinin sesi de ölüler diyarına indirildi. Altında kurtlar kaynaşacak, üstünü kurtçuklar kaplayacak. Ey parlak yıldız, seherin oğlu, göklerden nasıl da düştün! Ey ulusları ezip geçen, nasıl da yere yıkıldın! İçinden, “Göklere çıkacağım” dedin, “Tahtımı Tanrı’nın yıldızlarından daha yükseğe koyacağım; ilahların toplandığı dağda, Safon’un doruğunda oturacağım. Bulutların üstüne çıkacak, kendimi Yüceler Yücesi’yle eşit kılacağım.” Ancak ölüler diyarına, ölüm çukurunun dibine indirilmiş bulunuyorsun. Seni görenler bakıp bakıp şöyle düşünecekler: “Dünyayı sarsan, ülkeleri titreten, yeryüzünü çöle çeviren, kentleri yerle bir eden, tutsakları evlerine salıvermeyen adam bu mu?” Ulusların bütün kralları tek tek, görkemli mezarlarda yatıyor. Ama sen reddedilen bir dal gibi mezarından dışarı atıldın; bedenleri kılıçla delinip ölüm çukurunun dibine atılmış ölülerle örtülüsün; ayak altında çiğnenen leş gibisin. Ülkeni harap edip halkını katlettiğin için başkaları gibi gömülmeyeceksin. Kötülük yapan soy bir daha anılmayacak. Atalarının suçundan ötürü Babil Kralı’nın oğullarını boğazlamak için yer hazırlayın. Kalkıp dünyayı sahiplenmesinler, yeryüzünü kentlerle doldurmasınlar. “Babil halkına karşı harekete geçeceğim” diyor Her Şeye Egemen RAB, “Babil’in adını, sağ kalanlarını, Oğullarını, torunlarını dünyadan sileceğim.” Böyle diyor RAB. (Yeşaya 14:1-23)

 

Görüldüğü gibi Yeşaya 14:12’de sözü edilen kişi Satan değil Babil kralıdır! Kimdi peki Babil kralı?

 

Kralı Yehoyakim’in krallığı döneminde Babil Kralı Nebukadnessar Yahuda’ya saldırdı. Yehoyakim üç yıl ona boyun eğdiyse de sonradan fikrini değiştirerek Nebukadnessar’a başkaldırdı. (2. Krallar 24:1)

 

Hristiyanlar tarafından Hezekiel 28. bölümün de Satan hakkında olduğu iddia edilir ancak bağlamı içerisinde okunduğu zaman açıkça ‘Sur önderi’ hakkında olduğu görülmektedir.

 

Satan’ın Tanrı’ya isyan eden düşmüş melek olması inancını farklı kitaplarda da görüyoruz;

 

Ama şeytan dedi ki: Bana izin ver, sana bu yere nasıl atıldığımı ve Tanrı’nın insanı yarattığını anlatayım. Dünyada gidip geliyordum ve Tanrı Mikail’e şöyle dedi: Bana dünyanın dört bir yanından bir toprak ve cennetin dört nehrinden su getirin. Ve Mikail onları getirdiğinde, Tanrı, Adem’i doğunun bölgelerinde oluşturdu ve şekilsiz olan parçayı şekillendirdi, üzerine kasları ve damarları gerdi ve onu eklemlerle kurdu; … Ve yeryüzünün ucundan geldiğimde Mikail şöyle dedi: Kendi benzerliğine göre yaptığı Tanrı’nın suretine eğil. Ama dedim ki: Ben ateş ateşiyim, yaratılan ilk meleğim ve balçığa ve maddeye eğilmeli miyim? Ve Mikail bana şöyle dedi: Eğil, yoksa Tanrı sana kızmasın. Ama ona dedim ki: Tanrı bana kızmaz ama ben tahtımı onun tahtına karşı kuracağım ve onun gibi olacağım. Sonra Tanrı bana kızdı ve göğün kapaklarının açılmasını emrettikten sonra beni yere attı. Ve yere atıldığım zaman, altımdaki altı yüz meleğe de, eğilip eğilmeyeceklerini sordu. Ama onlar dediler: İlk meleğin yaptığını gördüğümüz gibi, biz de ona – bizden daha aşağı olana – eğilmeyeceğiz. Sonra altı yüz melek de benimle birlikte onun tarafından atıldı. (Apokrif Bartolomeos İncili 4:52-56)

 

Meleklere, “Adem’e secde edin!,” dediğimizde, İblis hariç hepsi secde ettiler. “Balçıktan yarattığına mı secde edecekmişim,” dedi. “Benden üstün kıldığın şu kişiyi görüyor musun? Beni diriliş gününe kadar geciktirirsen, onun soyunu, pek azı hariç sahiplenip perişan edeceğim.,” dedi. Dedi ki: “Onlardan seni izleyenler ile birlikte git. Tam size göre bir ceza olan cehenneme kadar yolunuz var.” (Kuran 17:61-63)

 

Şeytan’ın misyonu, Yahudilik ve Hristiyanlık arasındaki en büyük farklılıklardan bir tanesidir.

 

Yahudi Kutsal Kitabı’nda Şeytan yani İbranice ismi ile Satan, Tanrı’nın buyruklarını yerine getiren, Tanrı’ya sadık bir melektir. Samael ve Azazel diğer isimleridir. Meleklerin özgür iradeleri, kendi başlarına karar verme yetkileri olmaması nedeniyle Tanrı’nın iradesinin dışına çıkamazlar.

 

Satan [שָׂטָן] kelimesi; engel, karşı, muhalif, suçlayan anlamlarına gelir. Satan kelimesinin geçtiği ayetlere göz atalım;

 

O gittiği için Tanrı’nın öfkesi alevlenmişti. Tanrı’nın bir meleği ona engel [שָׂטָן] teşkil etmek üzere yolda sabit durdu. Bilam eşeğinin üstündeydi ve iki hizmetkârı yanındaydı. (Çölde Sayım 22:22)

 

Ama Filistli komutanlar Akiş’e öfkelendiler. “Adamı geri gönder, kendisine verdiğin yere dönsün” dediler, “Bizimle birlikte savaşa gelmesin; yoksa savaş sırasında bize karşı [שָׂטָן] çıkar. Efendisinin beğenisini nasıl kazanabilir? Adamlarımızın başını ona vermekten daha iyi bir yol bulabilir mi? (1. Samuel 29:4)

 

Kötü bir adam koy düşmanın başına, sağında onu suçlayan biri [שָׂטָן]  dursun! (Mezmurlar 109:6)

 

Talmud bize şu bilgiyi vermektedir;

 

Satan, kötü dürtü [yetser ara] ve ölüm meleği birdir. (Bava Batra 16a)

 

Kötü dürtü [yetser ara], insanın kötülüğe; günaha teşvik eden zayıf yanıdır. Satan’ın görevi insanı kötülüğe, günaha teşvik etmektir. Tanrı, Satan’ı bu görev için yaratmıştır. Satan’ın amacı insanı Tanrı’dan uzaklaştırmak değil insanı kötülüğe, günaha teşvik etme yoluyla sınayarak, insanın Tanrı’ya olan inancının, sadakatinin derinliklerini ortaya çıkarmaktır. Satan olmasaydı, insan kötülüğe, günaha teşvik edilme yoluyla sınanmasaydı insanın Tanrı’ya olan sadakati, bağlılığı nasıl ölçülebilirdi?

 

Tanrı şöyle demektedir;

 

Gör! Bugün önüne yaşamı ve iyiyi, ölümü ve kötüyü yerleştirdim. (Yasa’nın Tekrarı 30:15)

 

Gökleri ve yeryüzünü bugün size karşı şahit gösteriyorum: Yaşamı ve ölümü koydum önüne; kutsamayı ve laneti. Ve sen, yaşayabilmen için – hem sen hem de soyun – yaşamı seç! (Yasa’nın Tekrarı 30:15)

 

Tanrı insanın önüne iyiyi ve kötüyü koyar ki insan özgür iradesiyle seçim yapabilsin. İnsanı insan yapan, diğer canlılardan farklı kılan özgür iradesidir. Kötü var olmadan, iyiyi seçmekten söz edilemez. Tanrı kötüyü Satan [kötü dürtü] aracılığıyla önümüze koyarak kendisine olan sadakatimizi bağlılığımızı ölçer, test eder.

 

Aşem İsrail halkına yine öfkelendi. Davut’u onlara karşı kışkırtarak, “Git, İsrail ve Yahuda halkını say” dedi.  (2. Samuel 24:1)

 

Satan İsrailliler’e karşı çıkıp İsrail’de sayım yapması için Davut’u kışkırttı. (1. Tarihler 21:1)

 

Davut’u kışkırtan kimdir? Tanrı mı Satan mı? Elbette Tanrı’dır. Tanrı, Satan aracılığıyla Davut’u sayım yapması için kışkırttı. Bu nedenle bu ayetler arasında herhangi bir çelişki söz konusu değildir. Ancak Hristiyan teolojisine göre bu iki ayet çelişkilidir. Çünkü Hristiyan teolojisine göre Satan, Tanrı’nın bir aracı, Tanrı’ya sadık olmayıp Tanrı’ya isyan eden, Tanrı’nın baş düşmanı, günahkârdır.

 

Hristiyan İncili ve teolojisine göre, iyilik Tanrı’dan gelir fakat kötülük Tanrı’dan gelmez. Tanrı kötüyü yaratmamıştır. Kötülük, Satan’dan gelir;

 

Mesih’ten işittiğimiz ve şimdi size ilettiğimiz bildiri şudur: Tanrı ışıktır, O’nda hiç karanlık yoktur. (1. Yuhanna 1:5)

 

Çünkü Tanrı karışıklık değil, esenlik Tanrısı’dır. Kutsalların bütün topluluklarında böyledir. (1. Korintliler 14:33)

 

Yahudi Kutsal Kitabı’na göre iyilik ve kötülük Tanrı’dan gelir, iyiyi de kötüyü de yaratan Tanrı’dır;

 

Işığı biçimlendiren, karanlığı yaratan, esenliği yapan ve kötüyü yaratan, bütün bunları yapan ben Aşem’im. (Yeşaya 45:7)

 

Eyüp bu konuda verilebilecek en güzel örnektir;

 

Bir gün Tanrı oğulları Aşem’in huzuruna çıkmak için geldiklerinde, Satan da onlarla geldi. Aşem Satan’a, “Nereden geliyorsun?” dedi. Satan, “Dünyada gezip dolaşmaktan” diye yanıtladı. Aşem, “Kulum Eyüp’e bakıp da düşündün mü?” dedi, “Çünkü dünyada onun gibisi yoktur. Kusursuz, doğru bir adamdır. Tanrı’dan korkar, kötülükten kaçınır.” Satan, “Eyüp Tanrı’dan boşuna mı korkuyor?” diye yanıtladı. “Onu, ev halkını, sahip olduğu her şeyi sen çitle çevirip korumadın mı? Elleriyle yaptığı her şeyi bereketli kıldın. Sürüleri bütün ülkeye yayıldı. Ama elini uzatır da sahip olduğu her şeyi yok edersen, yüzüne karşı sövecektir.” Aşem Satan’a, “Peki” dedi, “Sahip olduğu her şeyi senin eline bırakıyorum, yalnız kendisine dokunma.” Böylece Satan Aşem’in huzurundan ayrıldı. (Eyüp 1:6-12)

 

Tanrı, Eyüp’ü sınamak için Satan’ı görevlendirmektedir. Satan ona sıkıntı verdiğinde Eyüp’ün ne söylediğine bakalım;

 

Eyüp, “Aptal kadınlar gibi konuşuyorsun” diye karşılık verdi, “Nasıl olur? Tanrı’dan gelen iyiliği kabul edelim de kötülüğü kabul etmeyelim mi? (Eyüp 10:2)

 

Eyüp iyiliği ve kötülüğün Tanrı’dan geldiğini biliyordu.

 

Bu sıralarda Aşem’in Ruh’u Saul’dan ayrılmıştı. Aşem’in gönderdiği kötü bir ruh ona sıkıntı çektiriyordu. (1. Samuel 16:14)

 

Saul’e sıkıntı çektiren kötü ruhu gönderen kim? Tanrı!

 

Görün, şimdi, ki Benim! Benim O! Ve yanımda başka tanrı yoktur. Ben öldürürüm ve can veririm. Ezdim ve ben iyileştireceğim. Ve yoktur elimden kurtaracak. (Yasa’nın Tekrarı 32:39)

 

Öldüren ve can veren, ezen ve iyileştiren kim? Tanrı!

 

Kötüyü yaratan Tanrı değildir, kötülük Tanrı’dan gelmez derseniz kötüyü yarattığına inandığınız; kötülüğün geldiğine inandığınız  varlığı kendinize Tanrı edinmiş olursunuz. Bu da putperestliktir.

 

Peki bu kötülüğün Satan’dan gelmesi inancının kökeni nedir?

 

Kötülüğün Satan’dan gelmesi inancının kökeni eski çok tanrılı dinlerdir.

 

Örneğin Zerdüştlük inancında Ahura Mazda iyiliği,  Ahriman da kötülüğü temsil eden tanrılardır. Dünyadaki iyi olan her şey Ahura Mazda’dan, kötü olan her şey ise Ahriman’dan gelir. Dünyanın tarihi bunların çatışmasının tarihidir. Bu kavga, Ahura Mazda’nın son hesaplaşma gününde Ahriman’ı yenmesi ile son bulacaktır.

Vaftizca Yahya’nın Mandaeizm inancı ise ışık – karanlık çatışmasına dayanmaktadır. Mandaeizm’ göre Kuzey, ışık ve saflığın kaynağı ve kutsal ve yüce olan her şeyin kaynağıdır. Ancak Güney, kötü güçlerin ve durgunluğun yönü ve yeridir. Işık kralı [Tanrı], Kuzey’i yani ışık dünyasını yönetir.

Hristiyanlık’ta kötülüğün Satan’dan gelmesi inancının kökeni bu dualist, çok tanrıcı inançlardır.

 

 

Tanrınız Aşem’in ardından yürüyün ve [yalnız] O’ndan çekinin, O’nun emirlerini gözetin ve O’nun Sözü’nü dinleyin, O’na ibadet edin ve O’na yapışın. (Yasa’nın Tekrarı 13:5)

One thought on “Şeytan kimdir?

Tanrı mı, Şeytan mı? – Kabalat Tora için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir