Tora Bilgisi

Yasa’nın Tekrarı 18:15 ve 18:18’de sözü edilen Musa gibi peygamber kimdir?

Yasa’nın Tekrarı 18:15 ve 18:18’de, Tanrı’nın, İsrail halkına Musa gibi bir peygamber çıkaracağı yazılıdır:

 

 

Tanrınız RAB size aranızdan, kendi kardeşlerinizden benim gibi bir peygamber çıkaracak. Onu dinleyin. (Yasa’nın Tekrarı 18:15)

 

 

Onlara kardeşleri arasından senin gibi bir peygamber çıkaracağım. Sözlerimi onun ağzından işiteceksiniz. Kendisine buyurduklarımın tümünü onlara bildirecek. Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım. (Yasa’nın Tekrarı 18:18)

 

 

Burada sözü edilen peygamberin kim olduğunu aslında tek bir soru ile öğrenebiliriz;

 

 

Musa’nın ölümünden sonra, kim peygamber oldu ve İsraillilerin başına geçti?

 

 

RAB, kulu Musa’nın ölümünden sonra onun yardımcısı Nun oğlu Yeşu’ya şöyle seslendi: “Kulum Musa öldü. Şimdi kalk, bütün halkla birlikte Şeria Irmağı’nı geç. Size, İsrail halkına vereceğim ülkeye girin. (Yeşu 1:1-2)

 

 

Nun oğlu Yeşu! Yasa’nın Tekrarı 18:15 ve 18:18’de sözü edilen Musa gibi peygamber, Nun oğlu Yeşu’dur.

 

 

Musa, “Bütün insan ruhlarının Tanrısı RAB bu topluluğa bir önder atasın” diye karşılık verdi, “O kişi topluluğun önünde yürüsün ve topluluğu yönetsin. Öyle ki, RAB’bin topluluğu çobansız koyunlar gibi kalmasın.” Bunun üzerine RAB, “Kendisinde RAB’bin Ruhu bulunan Nun oğlu Yeşu’yu yanına al, üzerine elini koy” dedi, “Onu Kâhin Elazar’la bütün topluluğun önüne çıkar ve hepsinin önünde görevlendir. Bütün İsrail topluluğu sözünü dinlesin diye ona yetkinden ver. Kâhin Elazar’ın önüne çıkacak; kâhin, Yeşu için Urim aracılığıyla RAB’be danışacak. Bu yöntemle Elazar Yeşu’yu ve bütün halkı yönlendirecek.” Musa RAB’bin kendisine buyurduğu gibi yaptı. Yeşu’yu Kâhin Elazar’ın ve bütün topluluğun önüne götürdü. RAB’bin buyruğu uyarınca ellerini üzerine koyarak onu görevlendirdi. (Çölde Sayım 27:15-23)

 

 

Tanrı, burada Musa’ya Yeşu’nun üzerine ellerini koyarak, İsrail topluluğunun Yeşu’nun sözünü dinlemesi için yetkisinden vermesini istemektedir.

 

 

Nun oğlu Yeşu bilgelik ruhuyla doluydu. Çünkü Musa ellerini üzerine koymuştu. İsrailliler onu dinliyor ve RAB’bin Musa’ya verdiği buyruklar uyarınca davranıyorlardı. (Yasa’nın Tekrarı 34:9)

 

 

Musa, Yeşu’nun üzerine ellerini koyarak ona yetkisini vermiştir. Musa, İsrail’in önderi, peygamberi, bilgesiydi. Musa bu yetkilerini Yeşu’ya verince, Yeşu, İsrail’in önderi, peygamberi, bilgesi oldu.

 

 

Yeşu, Yasa’nın Tekrarı 18:15 ve 18:18’deki kriterlere uyuyor mu?

 

 

Musa, İsrail halkına “aranızdan, kendi kardeşlerinizden benim gibi bir peygamber çıkaracak” demektedir. Sözü edilen peygamber, İsrail halkının arasından olmalıdır.

 

Yeşu da bir İsraillidir.

 

 

Tanrı, “Sözlerimi onun ağzından işiteceksiniz. Kendisine buyurduklarımın tümünü onlara bildirecek” demektedir.

 

 

RAB, kulu Musa’nın ölümünden sonra onun yardımcısı Nun oğlu Yeşu’ya şöyle seslendi: “Kulum Musa öldü. Şimdi kalk, bütün halkla birlikte Şeria Irmağı’nı geç. Size, İsrail halkına vereceğim ülkeye girin. (Yeşu 1:1-2)

 

 

Bunun üzerine Yeşu, halkın görevlilerine şöyle buyurdu: “Ordugahın ortasından geçip halka şu buyruğu verin: ‘Kendinize kumanya hazırlayın. Çünkü Tanrınız RAB’bin size vereceği ülkeye girip orayı mülk edinmek için üç gün sonra Şeria Irmağı’nı geçeceksiniz.’ ” (Yeşu 1:10-11)

 

 

Yeşu İsrail halkına, “Yaklaşın, Tanrınız RAB’bin söylediklerini dinleyin” dedikten sonra ekledi. (Yeşu 3:9)

 

 

Yeşu, Tanrı’nın buyurduklarını İsrail halkına bildirmiş; İsrail halkı, Tanrı’nın sözlerini Yeşu’nın ağzından işitmişlerdir.

 

 

Tanrı, “Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım.” demektedir.

 

 

Önderler Yeşu’ya, “Bize ne buyurduysan yapacağız” diye karşılık verdiler, “Bizi nereye gönderirsen gideceğiz. Her durumda Musa’nın sözünü dinlediğimiz gibi, senin sözünü de dinleyeceğiz. Yeter ki, Musa’yla birlikte olmuş olan Tanrın RAB seninle de birlikte olsun. Sözünü dinlemeyen, buyruklarına karşı gelip başkaldıran ölümle cezalandırılacaktır. Yeter ki, sen güçlü ve yürekli ol.” (Yeşu 1:16-18)

 

 

Yeşu’yu dinlemeyenlerin de cezalandırılacağını görmekteyiz.

 

 

Tanrı, Musa’ya “Senin gibi bir peygamber çıkaracağım” demektedir.

 

 

Tanrı, [Musa’ya] “Kuşkun olmasın, ben seninle olacağım” dedi, “Seni benim gönderdiğimin kanıtı şu olacak: Halkı Mısır’dan çıkardığın zaman bu dağda bana tapınacaksınız. (Mısır’dan Çıkış 3:12)

 

 

Yaşamın boyunca hiç kimse sana karşı koyamayacak; nasıl Musa ile birlikte oldumsa, seninle de birlikte olacağım. Seni terk etmeyeceğim, seni yüzüstü bırakmayacağım. (Yeşu 1:5)

 

 

Tanrı, nasıl Musa ile birlikte olmuş ise Yeşu ile de birlikte olmuştur.

 

 

Her durumda Musa’nın sözünü dinlediğimiz gibi, senin sözünü de dinleyeceğiz. Yeter ki, Musa’yla birlikte olmuş olan Tanrın RAB seninle de birlikte olsun. (Yeşu 1:17)

 

 

RAB o gün Yeşu’yu bütün İsrail halkının gözünde yüceltti. Musa’ya yaşamı boyunca nasıl saygı gösterdilerse, Yeşu’ya da öyle saygı göstermeye başladılar. (Yeşu 4:14)

 

 

İsrailliler nasıl Musa’nın sözünü dinleyip ona saygı gösterdiler ise Yeşu’nun da sözünü dinleyip ona saygı gösterdiler.

 

 

Musa elini denizin üzerine uzattı. RAB bütün gece güçlü doğu rüzgarıyla suları geri itti, denizi karaya çevirdi. Sular ikiye bölündü, İsrailliler kuru toprak üzerinde yürüyerek denizi geçtiler. Sular sağlarında, sollarında onlara duvar oluşturdu. (Mısır’dan Çıkış 14:21-22)

 

 

RAB’bin Antlaşma Sandığı’nı taşıyan kâhinler, halkın tamamı ırmağı geçinceye dek kurumuş ırmak yatağının ortasında kıpırdamadan durdular. Böylece bütün İsrail halkı kurumuş ırmak yatağından geçti. (Yeşu 3:17)

 

 

Tanrı, Musa aracılığıyla gerçekleştirdiği mucizenin aynısını Yeşu ile de gerçekleştirmiştir.

 

 

RAB Tanrı Musa’nın yaklaştığını görünce, çalının içinden, “Musa, Musa!” diye seslendi. Musa, “Buyur!” diye yanıtladı. Tanrı, “Fazla yaklaşma” dedi, “Çarıklarını çıkar. Çünkü bastığın yer kutsal topraktır. (Mısır’dan Çıkış 3:4-5)

 

 

RAB’bin ordusunun komutanı, “Çarığını çıkar” dedi, “Çünkü bastığın yer kutsaldır.” Yeşu söyleneni yaptı. (Yeşu 5:15)

 

 

Tanrı ile Musa arasında geçen diyaloğun aynısı, RAB’bin ordusunun komutanı ile Yeşu arasında geçmiştir.

 

 

Sonuç olarak sözü edilen Musa gibi peygamber Nun oğlu Yeşu’dur. 

 

 

Eğer burada sözü edilen binlerce yıl sonra gelecek başka bir peygamber olsaydı, Yahudi Kutsal Kitabı’nda mutlaka bu konudan bahsedilirdi. Yahudi Kutsal Kitabı’nın hiçbir yerinde, “Musa’nın haber verdiği bir peygamber”in beklendiğine dair en ufak bir ima dahi yoktur.

 

 

Tora, İsrail’de Musa gibi bir peygamber çıkmadığını söylüyor. O halde bu peygamber nasıl Yeşu olabilir?

 

 

O günden bu yana İsrail’de Musa gibi RAB’bin yüz yüze görüştüğü bir peygamber çıkmadı. (Yasa’nın Tekrarı 34:10)

 

 

Ayet, “Musa gibi bir peygamber çıkmadı” dememektedir, “Musa gibi RAB’bin yüz yüze görüştüğü bir peygamber çıkmadı.” demektedir.

 

 

RAB onlara seslendi: “Sözlerime kulak verin: Eğer aranızda bir peygamber varsa, Ben RAB görümde kendimi ona tanıtır, onunla düşte konuşurum. Ama kulum Musa öyle değildir. O bütün evimde sadıktır. Onunla bilmecelerle değil, açıkça, yüzyüze konuşurum. O RAB’bin suretini görüyor. Öyleyse kulum Musa’yı yermekten korkmadınız mı? (Çölde Sayım 12:6-8)

 

 

Tanrı, Musa hariç tüm peygamberler ile görümde ve düşte konuşmuştur. Yeşu ile de görümde ve düşte konuşmuştur.

 

 

Bundan dolayı Yasa’nın Tekrarı 34:10’da “İsrail’de Musa gibi RAB’bin yüz yüze görüştüğü bir peygamber çıkmadı” denmektedir. 

 

 

 

 

Tanrınız Aşem’in ardından yürüyün ve [yalnız] O’ndan çekinin, O’nun emirlerini gözetin ve O’nun Sözü’nü dinleyin, O’na ibadet edin ve O’na yapışın. (Yasa’nın Tekrarı 13:5)

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir