Tora Bilgisi

Yeşaya 53. bölümde sözü edilen kul kimdir? [3] (Yeşaya 53:3 – 53:6)

İlk yazımızda, yalnızca Tanrı sözüne, Yahudi Kutsal Kitabı’na bağlı kalarak, Yeşaya 52:13 – 53:12 ayetlerinde sözü edilen kulun, “doğru kalan Yakup soyu, İsrail halkı” olduğunu kanıtlamıştık. İkinci yazımızda, yine, yalnızca Tanrı sözüne, Yahudi Kutsal Kitabı’na bağlı kalarak, Yeşaya 52:13 – 53:2 ayetlerini açıklayacağız.

 

Bu yazımızda ise, yine, yalnızca Tanrı sözüne, Yahudi Kutsal Kitabı’na bağlı kalarak, Yeşaya 53:3-6 ayetlerini açıklayacağız.

 

Yeşaya 53:3

 

İnsanlarca hor görüldü, yapayalnız bırakıldı. Acılar adamıydı, hastalığı yakından tanıdı. İnsanların yüz çevirdiği biri gibi hor görüldü, ona değer vermedik. (Yeşaya 53:3)

 

Ulusları adına konuşan krallar, doğru kalan Yakup soyunun, İsrail halkının hor görüldüğünü ve yapayalnız bırakıldığını söylemektedir.

 

Ancak, Mesih döneminde, Tanrı, doğru kalan Yakup soyunu, İsrail halkını yüceltecek ve onu hor gören, yalnız bırakan, ona değer vermeyen uluslar, onu bir daha hor görmeyecekler:

 

İnsanların hor gördüğüne, ulusların iğrendiğine, egemenlerin kulu olana İsrail’in kurtarıcısı ve kutsalı RAB diyor ki: Seni seçmiş olan İsrail’in kutsalı sadık RAB’den ötürü krallar seni görünce ayağa kalkacak, önderler yere kapanacak. (Yeşaya 49:7)

 

Seni ezenlerin çocukları gelip önünde eğilecekler; seni hor görenlerin hepsi, ‘RAB’bin kenti, İsrail’in Kutsalı’nın Siyon’u’ diyerek ayaklarına kapanacaklar. (Yeşaya 60:14)

 

Ulusları adına konuşan krallar, “acılar adamıydı, hastalığı yakından tanıdı” diyerek, doğru kalan Yakup soyunun, İsrail halkınının çektiği acıları, hastalıkları dile getirmektedir.

 

İsrail halkının, Tanrı’nın buyruklarına uymamaları ve günah işlemeleri halinde cezalandırılacağı Tora’da bildirilmiştir:

 

RAB’bin sizi süreceği bütün uluslar başınıza gelenlerden dehşete düşecek; sizi aşağılayacak, sizinle eğlenecekler. (Yasa’nın Tekrarı 28:37)

 

Bozduğunuz antlaşmamın öcünü almak için başınıza savaş getireceğim. Kentlerinize çekildiğinizde aranıza salgın hastalık göndereceğim. Düşman eline düşeceksiniz. (Levililer 26:25)

 

İsrail halkı, ceza olarak sürgüne gönderildiğinde, salgın hastalıklara yakalandığında, elbette ki halkın tamamı suçlu değildi.

 

Halkın içerisinde, doğru kalan, Tanrı’nın buyruklarına uyan İsrailliler de vardı.

 

Tanrı’nın buyruklarına uymayan İsraillilerle birlikte, Tanrı’ya bağlı kalan İsrailliler de sürgünde acı çekip eziyet gördüler.

 

Doğru kalan Yakup soyu, İsrail halkı neden acı çekti?

 

Ben RAB, herkesi davranışlarına, yaptıklarının sonucuna göre ödüllendirmek için yüreği yoklar, düşünceyi denerim. (Yeremya 17:10)

 

Tanrı,  doğru kalan Yakup soyunun, İsrail halkının bağlılığını sınamak için acı çekmesine izin vermiştir.

 

Yahudi Kutsal Kitabı’nda, “doğru kişinin sınanma amaçlı acı çekmesi” konusu için verilebilecek en mükemmel örnek, elbetteki Eyüp’tür.

 

Ûs ülkesinde Eyüp adında bir adam yaşardı. Kusursuz, doğru bir adamdı. Tanrı’dan korkar, kötülükten kaçınırdı. (Eyüp 1:1)

 

Eyüp, “kusursuz, doğru bir adam” olmasına rağmen, Tanrı, onun acı çekmesine izin vermiştir:

 

RAB, “Kulum Eyüp’e bakıp da düşündün mü?” dedi, “Çünkü dünyada onun gibisi yoktur. Kusursuz, doğru bir adamdır. Tanrı’dan korkar, kötülükten kaçınır.” Şeytan, “Eyüp Tanrı’dan boşuna mı korkuyor?” diye yanıtladı. “Onu, ev halkını, sahip olduğu her şeyi sen çitle çevirip korumadın mı? Elleriyle yaptığı her şeyi bereketli kıldın. Sürüleri bütün ülkeye yayıldı. Ama elini uzatır da sahip olduğu her şeyi yok edersen, yüzüne karşı sövecektir.” RAB Şeytan’a, “Peki” dedi, “Sahip olduğu her şeyi senin eline bırakıyorum, yalnız kendisine dokunma.” Böylece Şeytan RAB’bin huzurundan ayrıldı. (Eyüp 1:8-12)

 

Yeşaya 53:4-6

 

Doğrusu, O, hastalıklarımızı o taşıdı, O, acılarımızı yüklendi. Bizse Tanrı tarafından cezalandırıldığını, vurulup ezildiğini sandık. Oysa, O, bizim isyanlarımız yüzünden o yaralandı, O, bizim suçlarımız yüzünden eziyet çekti. Esenliğimiz için ona ceza verildi. Bizler onun yaralarıyla şifa bulduk. Hepimiz koyun gibi yoldan sapmıştık, her birimiz kendi yoluna döndü. Yine de RAB hepimizin cezasını ona yükledi. (Yeşaya 53:4-6)

 

Acılar ve hastalıklar, Tanrı’nın, günah işleyen ulusları cezalandırmak için kullandığı yöntemlerdendir:

 

Söz dinlemeyen ulusları öfke ve gazapla cezalandıracağım. (Mika 5:15)

 

Rab, Her Şeye Egemen RAB, Asur’un güçlü adamlarını Yıpratıcı hastalıkla cezalandıracak. Orduları alev alev yanacak. (Yeşaya 10:16)

 

Tanrı’nın buyruklarına uymayan İsraillilerle birlikte, doğru kalan Yakup soyu, İsrail halkı da, vatanlarından sürgüne gönderilerek, ulusların arasına dağıtıldılar:

 

Kulun Musa’ya söylediklerini anımsa. Dedin ki, ‘Eğer bana ihanet ederseniz, sizi ulusların arasına dağıtacağım. (Nehemya 1:16)

 

Uluslar, kendi isyanları ve suçları yüzünden, acılarla ve hastalıklarla cezalandırıldıklarında, aralarına dağıtılan, aralarında yaşayan doğru kalan Yakup soyu, İsrail halkı da bu acılara ve hastalıklara maruz kalmıştır.

 

Bundan dolayı, ulusları adına konuşan krallar, “aslında hastalıklarımızı o taşıdı, acılarımızı o yüklendi, bizim isyanlarımız yüzünden o yaralandı, bizim suçlarımız yüzünden o eziyet çekti”  demektedir.

 

Bir konuşmada, vurgu çok önemlidir. Hristiyan tercüme, “o” kelimesi üzerinden, vurguyu değiştirerek algı yaratmaya çalışmıştır.

 

“Aslında hastalıklarımızı o taşıdı, acılarımızı o yüklendi, bizim isyanlarımız yüzünden o yaralandı, bizim suçlarımız yüzünden o eziyet çekti”  şeklinde okunduğu zaman farklı, “Aslında, O, hastalıklarımızı taşıdı, O, acılarımızı yüklendi, O, bizim isyanlarımız yüzünden yaralandı, O, bizim suçlarımız yüzünden eziyet çekti” farklı bir kavrayış ortaya çıkmaktadır.

 

Ulusları adına konuşan krallar, “bizse Tanrı tarafından cezalandırıldığını, vurulup ezildiğini sandık” diyerek, doğru kalan Yakup soyunun, İsrail halkının, suçlu oldukları için cezalandırıldığını, vurulup ezildiğini sandıklarını dile getirmiştir.

 

Bununla birlikte, ulusları adına konuşan krallar, doğru kalan Yakup soyunun, İsrail halkının, suçlu oldukları için değil, kendi suçları yüzünden hastalık taşıdığını, yaralandığını, eziyet çektiğini söylemektedir.

 

Yani, ulusları adına konuşan krallar, Mesih döneminde, “Biz, Yahudilerin günahkar oldukları için acı çekip ezildiklerini sanıyorduk, meğer, bizim günahlarımız yüzünden acı çekip eziliyormuş” diyecekler.

 

Ulusları adına konuşan krallar, “esenliğimiz için, gerekli ceza ona verildi, bizler onun yaralarıyla şifa bulduk” demektedir.

 

Hatırlayalım, bu konuşma, Mesih döneminde yapılacak olan bir konuşmadır.

 

Mesih döneminde, tüm uluslar, tek gerçek Tanrı’ya inanacaklar. Bu da, doğru kalan Yakup soyunun, İsrail halkının aracılığıyla olacak:

 

Yeni Ay’dan Yeni Ay’a, Şabat Günü’nden Şabat Günü’ne bütün insanlar önüme gelip bana tapınacaklar, diyor RAB. (Yeşaya 66:23)

 

Yarattığın bütün uluslar gelip sana tapınacaklar, ya Rab, adını yüceltecekler. (Mezmurlar 86:9)

 

Kuşkusuz İbrahim’den büyük ve güçlü bir ulus türeyecek, yeryüzündeki bütün uluslar onun aracılığıyla kutsanacak. (Yaratılış 18:18)

 

Doğru kalan Yakup soyu, İsrail halkı, uluslara Tanrı’nın yolunu öğretecek, onlara rehberlik edecek:

 

Her Şeye Egemen RAB diyor ki, O günlerde her dil ve ulustan on kişi bir Yahudi’nin eteğinden tutup, ‘İzin verin, sizinle gidelim. Çünkü Tanrı’nın sizinle olduğunu duyduk’ diyecekler. (Zekeriya 8:23)

 

Uluslara rehberlik edecek olan Yahudiler, doğru kalan, ulusların kendileri için gerekli olan cezayı çeken, ezilen ve yaralanan Yahudiler olacak.

 

Bundan dolayı, ulusları adına konuşan krallar, “esenliğimiz için, gerekli ceza ona verildi, bizler onun yaralarıyla şifa bulduk” demektedir.

 

Uluslar adına konuşan krallar, “hepimiz koyun gibi yoldan sapmıştık, her birimiz kendi yoluna döndü” diyerek, kendilerinin Tanrı’nın yolunda olmadıklarını, kendi yollarına döndüklerini dile getirmektedir.

 

Ancak, Mesih döneminde, uluslar, kendi yollarını bırakıp Tanrı’nın yoluna dönecekler:

 

Birçok halk gelecek, “Haydi, RAB’bin Dağı’na, Yakup’un Tanrısı’nın Tapınağı’na çıkalım” diyecekler, “O bize kendi yolunu öğretsin, biz de O’nun yolundan gidelim.” Çünkü yasa Siyon’dan, RAB’bin sözü Yeruşalim’den çıkacak. (Yeşaya 2:3)

 

Ulusları adına konuşan krallar, “Yine de RAB hepimizin cezasını ona yükledi” demektedir.

 

Yani, “Tanrı’nın yolundan sapan bizdik, cezayı hak eden bizdik, Tanrı’nın yolunda olmasına rağmen, doğru kalan Yakup soyu, İsrail halkı da bizimle birlikte cezalandırıldı” demektedir.

 

Şu yazımızda ise, yine, yalnızca Tanrı sözüne, Yahudi Kutsal Kitabı’na bağlı kalarak, Yeşaya 52:13 – 53:2 ayetlerini açıkladık.

 

 

 

 

Tanrınız Aşem’in ardından yürüyün ve [yalnız] O’ndan çekinin, O’nun emirlerini gözetin ve O’nun Sözü’nü dinleyin, O’na ibadet edin ve O’na yapışın. (Yasa’nın Tekrarı 13:5)

 

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir